Sonuçta bu dünyadan geçip giderken geride sadece şu kalır: Toprağa bir ağaç mı diktin, yoksa oradan bir ağaç mı söktün? Hak mı yedin, hak mı dağıttın? Gönül mü kurdun, gönüller mi yıktın?..
Hayat bu kadar sade ve basittir.
Sonraları açık diplomasi diye bir gelenek teessüs ettirildi. Devlet başkanlarının,elçilerin,resmi temsilcilerin, milletvekillerinin,başbakanların nereye gittiği,kiminle görüştüğü herkesin gözü önündeki olaylar durumuna geldi. Sanki her şey gözlerin önünde olup bitiyordu. Ama gerçekte neler olup bittiğini kimsenin bildiği yoktu. O kadar yoktu ki görüşmeleri bizzat yapanlar bile çevrelerindeki örgünün, içinde bulundukları ağın gerçek mahiyeti hakkında habersiz sayılabilirlerdi. Bu duruma “açık demokrasi,gizli ilişkiler” diyoruz.