Sonuçta bu dünyadan geçip giderken geride sadece şu kalır: Toprağa bir ağaç mı diktin, yoksa oradan bir ağaç mı söktün? Hak mı yedin, hak mı dağıttın? Gönül mü kurdun, gönüller mi yıktın?..
Hayat bu kadar sade ve basittir.
Yazar oda hapsinde tutulan birinin psikolojik durumunu, nasıl hissettiğini, neler yapabileceğini ve günlük yaşantımızda her gün yaptığımız için kıymet vermediğimiz sıradan faaliyetlerimizin aslında ne kadar kıymetli olduğunu anlatmış ama anlatmak az kalır, hissettirmiş. Hep duyduğum, bildiğim bir söz olan ‘ Sonunda yalnızdım ve artık asla yalnız olmayacaktım’ sözünün bir kitap için söylendiğini de bu kitapta, yeni öğrendim ve artık sözün daha derin bir anlamı var benim için. Denk geldiği için okuduğum bir kitabın beni bu kadar etkileyeceğini düşünmemiştim. Bize verdiği ve vermediği, varlığının farkında olduğumuz ya da hep bizde olduğu için, yokluğuyla sınanmadığımız için varlığının farkında dahi olmadığımız her şey için Allah’ a binlerce kez şükürler olsun. Bunu bizlere hissettirdiği için Stefan Beyfendiye de teşekkürlerimi sunmak isterdim ama kendisi eşini de alıp gitmiş bu diyardan. Ne diyelim nur içinde yatsın :)
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020278,9bin okunma
Son zamanlarda çok ilginç rüyalar görüyorum. Bazen rüyamda gördüğüm şeyin benzerini ertesi gün yaşıyorum. Kötü bir rüya gördüğümde kötü bir olay geçiyor başımdan. Bu öyle bir noktaya geldi ki kötü bir rüya gördüğümde korkmaya, acaba başıma ne gelecek diye düşünmeye ve önlem almaya başladım. Bu kitabı da bu yüzden okumak istedim. Rüyalarla bize verilmek istenen mesaj nedir ya da verilmek istenen bir mesaj var mıdır ? sorularının cevabını aradım kitapta. Yazar hem kendi görüşünü hem de freud vs gibi bu konuyla ilgili kişilerin görüşlerini paylaşarak açıklamış sorumun cevabını aslında ama kitabı okuyup bitirdiğimde şunu fark ettim; Peygamber efendimiz bunu bize zaten çok önce açıklamış:rüyalar rahmânî, şeytânî ve nefsânî olmak üzere üçe ayrılır. Yani özetle bazı rüyalar bize Allah tarafından gösteriliyor, bazıları bilinçaltımızla ilgili, bazıları da şeytanın etkisiyle görülen rüyalar. Kitap sanırım bu açıklamanın bilimsel karşılığıydı ve kitapta sorularımın cevabını kısmen de olsa buldum.
Beyaz Hala isminde yaşlı bir kadın, kendisinin kardeşinin torunu olduğunu iddia eden yabancı biriyle onun dilinde ona şu cümleyi kuruyor ‘Al şu cezveyi bakeyiim.’ Açıkçası kitapta çok garip mantık hataları vardı. Yabancı kadının kaldığı pansiyona gidip, orada konuşmaya başlayıp,bir anda yaşlı kadının evine geçiriyorlar kahramanlar. Daha fazla okumaya devam edemedim.
Bu kitap anneciğimin bir genç kızken okuduğunu ve okurken çok duygulanıp ağladığını söylediği bir kitap olması dolayısıyla benim için çok kıymetliydi. Kütüphane rafında denk gelince okumam gerektiğini düşünüp aldım. Yalnız böyle derin bir anlamı olmasa benim için pek de okunası bir kitap değildi. Yazar, inandığı değerler uğruna fedakarlık yapan bir dava adamının yaşadıklarını anlatmış fakat bana göre olaylar oldukça abartılı, anlatım fazlasıyla sıradan ve gereksiz ifadelerle doldurulmuş. Okurken aynı şeyleri defalarca kez okuduğunuzu düşünüp sıkılabilirsiniz.
Yanık BuğdaylarAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 19994,407 okunma
Hasan Ali Toptaş’ la yeni tanıştım ve bu okuduğum ikinci kitabı. Kitapların isimleri hayli dikkat çekici fakat fazlaca cevaplanmamış soru barındırıyorlar. Sanıyorum bir daha okumayacağım.
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma