Yavaş yavaş ölürler seyahat etmeyenler,
Yavaş yavaş ölürler okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörmeyi barındırmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler!.
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
Veya bir yabancı ile konuşmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler!.
İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar.
Yavaş yavaş ölürler!.
Aşkta veya işte bedbaht olup
İstikamet değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.
Yavaş yavaş ölürler!.
Pablo Neruda
Anladık iyisin, ama neye yarıyor iyiliğin.
Seni kimse satın alamaz, eve düşen yıldırım da satın alamaz.
Anladık dediğin dedik, ama dediğin ne?
Doğrusun, söylersin düşündüğünü, ama düşündüğün ne?
Yüreklisin, kime karşı?
Akıllısın, yararı kime?
Gözetmezsin kendi çıkarını, peki gözettiğin kimin ki?
Dostluğuna diyecek yok ya, dostların kimler?
Şimdi bizi iyi dinle;
Düşmanımızsın sen bizim
Dikeceğiz seni bir duvarın dibine
Ama madem bir sürü iyi yönün var
Dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
İyi tüfeklerden çıkan
İyi kurşunlarla vuracağız seni.
Sonra da gömeceğiz
İyi bir kürekle
İyi bir toprağa.
Bertolt Brecht