Yazarın okumuş olduğum ilk kitabı. Pekte fazla kitabına sahip değilim zaten. Okuduğum ilk aşk kitabı ve ben aşk konusunda çok çalkantılı düşüncelere sahibim. Dolayısıyla kısa bir kitap olsa da ancak iki günce okuyabildim ve kitabı okurken tadım bolca kaçtı.E bir de empatiyle okuyunca bana pekte kısa gelmedi. Bunlara rağmen kısmî bir keyif almadım da değil. Aşka olan önyargım bir nebzede olsa kırılmış oldu. Peki, çok sevdim mi kendisini? Mehh…
Kitabımız bilinmeyen bir kadının küçüklüğünden beri aşık olduğu yazara çok uzun bir mektup yazar ve başlar trajediyi anlatmaya. Çok farklı anlamlar çıkartılabilecek bir eser olduğu için insanlar birbirleri ile bolca ters düşüyorlar. Seven ya çok seviyor ya da hiç sevmiyor. Ben ise ağzımda ekşi bir tat ile arada kaldım. Ha birde yazarın duygu aktarımı var. Çok güzel. Edebiyat arayanlar için doğru adres olduğunu düşünmüyorum. Her şey bir kenara, altı çizilecek çok satıra sahip. Bir çırpıda bitirebileceğiniz, sevilebilitesi olan bir kitap. Okumayan varsa alıp okusun, çıksın aradan. Çokta acele etmeyin ama.