Bu sokaklar Hamburg’da da, Colombo’da, Havana’da da aynıdır; yine çeşitli yerlerdeki geniş lüks bulvarlar da böyledir, çünkü yaşamın zirvesi de dibi de aynı biçimdedir.
Dört farklı hikaye dört farklı çaresizlik ama yine de çaresizlik. Yazarın çaresizliğin bu kadar farklı formunu bilen bir adam olması beni gerçekten üzdü. Hiç kimsenin çaresizlik hissini bu kadar derin hissetmemesini dilerdim. Çünkü çaresizlik, umutsuzluğun kardeşidir. Umudun olmadığı yerde yaşam olmaz.
Kitabı bitirdiğimde yazarın hayatını biraz araştırdım. Zaten sonrasında hayata gözlerini yummadan önce yazdığı mektupta yazan sözleri ise gerçekten beni çok etkiledi. Yazdıkları şu şekildeydi: "Artık güneşin doğmasını bekleyecek gücüm kalmadı ama siz yeni doğacak güneşi mutlaka bekleyiniz."
Hiç kimsenin umudunu kaybetmediği ve çaresiz hissetmediği yarınlara uyanmamız ümidiyle...