Yeşilin kızı anne de üçüncü kitabında sonuna gelmiş bulunuyoruz. Belki yazıldığı dönemden dolayıdır ama kitabın üçüncü konusu o kadar erkekler ve evlilik olmuş ki, ben bile yeter artık falan dedim ama tabii işin sonunda Anne ve Gilbert olacağını zaten biliyoruz. Sanki daha romantik gibi hatırlıyordum ya da netflix dizisinden dolayı ben her şeyi daha farklı hatırlıyorum ama yeni karakterler ve üniversite dönemleri ve karaktlerin, özellikle ana karakterlerin değişimleri çok güzel işleniyor bence. Bölümlerin çok uzun olmaması açıkçası gzuel bir durum bence. Kapak yine çok güzel ama ilk iki kapaktan sonra biraz böyle daha mı az özenildi ya da karakterin büyüdüğü mü anlatılıyor emin değilim ama ephesus'un kapakları bence çok güzel. Kitabın içindeki çizimlerde apayrı güzel. Kitaba bakarken içim açılıyor resmen. Üçüncü kitaba kadar ne olacağını biliyordum ama bundan sonrası benim içimde muamma, bakalım neler olacak... Özellikle ilkbahar mevsiminde okunması bir kitap bence. Başka bir zamana uymaz gibi.
açıkçası önce kapağından başlamak istiyorum. yani her filmi çıkan kitabın kapağı film posteri olmak zorunda değil. kitabın kendi orijinal kapağı o kadar güzel ki. konusuna gelince, açıkçası beni bu kadar içine çekmesini beklemiyordum. çünkü çok sıkıcı geldi ilk başta, hatta ne okuyorum falan dedim ben. ilk cümleyi okuduktan sonra acaba yanlış kitap mı diye birkaç kez kontrol ettim. kitap iki bölümden oluşuyor ve sanırım ben, o ilk bölüm bitip ikinci bölüme geçti ya, işte o arada kitap böyle sanki kalbime hançer sapladı, çıkardı ve şimdi anladın mı dedi...bir yanım kurgu bu, yaşananlar böyle değildi, yazar kendi hayal gücünü kullanmış diyor, bir yanım acaba böyle mi oldu diye deliriyordu...zaten sonrasında elimden bırakamadım. nasıl bitecek diye merakla okudum. bittiğinde ikinci kez hançeri sapladı ve bitti dedi. yazmak istediğim daha çok şey vardı ama hepsi şimdi anlamını yitirdi. okuyun. okutturun. kazandığı ödülü de sonuna kadar hak etmiş... filmi de var...valla kitaptan sonra filmini izler miyim bilmiyorum ama belki ama bu kitap mart ayına güzel bir damga vurdu. seni unutmayacağım, hamnet...çünkü ne baban unuttu ne annen. hatta yüzyıllar sonra bile seni biliyoruz biz.
"Sakın beni unutma."