Çarklar sürekli dönmeli, ama bakımsız dönemezler. Onlara bakacak adamlar gerekir, dingilleri üzerinde dönen çarklar misali sarsılmaz adamlar, aklı başında itaatkâr adamlar, mutlu ve istikrarlı adamlar...
Açıldı gün kızıl maviye vurunca
Geçmişlerden kızgın kızıl
Üzgün ağlarcasına
Her yerde kavruk yaşam
Solan ümitler kararan tenler
Hızlanan hayatta unutulanlar
Yiten sesler biten ahlak damlaları
Kapamak gerek gözleri
İhmaller kuru bencillik kara
Sıkışıyor ruh bedende
Yiten on cana konuşan milyonlar
Dile getirmek yeterli mi?
Her sene artan çaba
Soruyorum şimdi size soruyorum
Yaz gelsin mi?
Poetron
Yönetici güçlü, derin sesiyle, "Hepiniz hatırlarsınız," dedi. "Sanırım hepiniz Ford'umuzun o güzel, vahiy edilmiş deyişi- ni hatırlarsınız: Tarih saçmalıktır. Tarih," yavaşça tekrarladı, "saçmalıktır."
Elini savurdu ve sanki tüy gibi bir dokunuşla bir parça tozu silkelemiş gibiydi, bu toz da Harappa uygarlığıydı, Keldani şehri Ur'du; örümcek ağlarıydı, Teb'di ve Babil'di, Knosos'tu ve Miken'di. Silkele, silkele; hani Odysseus nere- de kaldı, Eyüp nerede? Ya Jüpiter ve Gotama nerede? İsa'ya ne oldu? Silkele; ya o Atina ve Roma denen, Kudüs ve Orta Krallık denen antik pislik zerreleri, hepsi yok oldular. Silkele; İtalya'nın bulunduğu yer boşaldı. Silkele, katedralleri silkele; Kral Lear ve Paskal'ın düşüncelerini silkele. Silkele, Tutku'yu silkele, Requiem'i silkele, Senfoni'yi silkele, silkele...