En büyük hayal kırıklıkları beklenmeyen anda gelenler galiba. Doğamız gereği hep hazır olmak istiyoruz. Ölüme, doğuma, yalnız bırakılmaya… Hazırlıksız yakalandığımızda ne yapacağımızı bilemiyor kederimizin avucuna düşüyoruz. Rutin giden hayatımızın bir anda istenmeyen şekilde değişmesini hazmedemiyor huysuzlanıyoruz. Mutlu günlerin sonsuza dek süreceğini, üzüntünün hep başkalarının payına düşeceğini sanma gafletiyle geçiriyoruz günlerimizi. Üzüntü, hayal kırıklığı evimizin kapısını çaldığında sanki hiç beklenmeyen hiç gelmeyecek bir misafir gibi karşılıyoruz. Ne büyük hata ne büyük körlük.
Hayatta her şeye hazırlıklı olmalı ama hiçbir şeye bağlanmamalıyız. Özellikle hava durumu gibi sürekli duyguları değişen insanlara. “İnsan insanın kurdudur.” Diye boşa dememişler.