Mustafa Çelik

Mustafa Çelik
@Poligrafovic
“İnsanlar kırıcıydı kitaplara kaçtım.”
Sosyal Bilgiler Öğretmeni
İstanbul Üniversitesi-Hayef
istanbul
298 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
1000Kitap
Tarihle ilgili bir sayfa açtım , meraklıları beklerim:) Daha yeni, paylaşımları arttıracağım.
Reklam
Bu makaleyi kesinlikle okuyun tavsiyedir. Bir önceki alıntıda ismi yazıyor.
Mahkûmları konuşturmak için cellatlar tarafından uygulanan işkencelerin bazıları şu şekildedir48: - Ustura ile diri diri deri yüzmek, - Saçları kesilen başa ateşte kızıl hale getirilmiş demir tas giydirmek, - Cımbızla sinirleri çekmek, - El ve ayak kesmek, - Vücudun herhangi bir yerinden içeri doğru burgu sokmak, - Kaynar sudan soğuk suya ve soğuk sudan kaynar suya sokup çıkarmak, - Çekiçle kol, bacak, el ve ayak kemiklerini kırmak. Yukarıda belirtilen işkence yöntemlerinin uygulandığı bazı kişiler olduğu bilinmektedir. Örneğin 17. yüzyıl defterdarlarından Yahnikapan Abdülkerim Paşa ile Sadrazam Melek Ahmed Paşa’nın kethüdası Gadde bunlar arasındadır. Cellatlar tarafından uygulanan başka ceza ve işkence yöntemleri de vardır. Bunlardan biri iğdiş etmedir. İğdiş, erkeklik organının tamamen alınarak bir erkeğin hadım edilmesidir. Bu işlemde önce testisler (haya/husye) tamamen alınır. Ardından organ kesilir ve bevl için bu bölgeye kurşun bir çubuk konulur50. Bu işkence en çok genç kız ya da oğlan kaçıranlara ve kızları zorla evlendirmek isteyenlere uygulanırdı.
Tarih
Kaynaklara yansıdığına göre istisnai işkence yöntemlerinden birisi de ağza kızgın kurşun dökülmek suretiyle cezalandırılmadır. Sadece bir örneği olan bu yöntem sonradan Müslüman olup Ramazan ayında şarap içen birine uygulanmıştır.
Okumaya değer...
Bu ayaklanmayı tahrik ettiği bilinen Receb Paşa, Hüsrev Paşa davasını benimsemişti. Bu olaylar sırasında Kösem değil, Sultan Bu Murad kendisi konuşuyordu. Durumunun tehlikede olduğunun farkındaydı. Bostancıbaşı Cafer Ağa'yı gönderip zorbalarca başı istenen Hafiz Ahmed Paşa'yı fedâ etmekten başka çare olmadığını gördü. Bâbussaâde'de tahtı üzerinde oturup zorbaları huzuruna çağırdı. İki sipahi, iki yeniçeri seçip göndermelerini istedi, onlara yaptıklarının din ve devletin namusunu bozduğunu söyleyip öğütlerde bulundu. Asker isteklerinde ısrar edip, yoksa isyan bitmez, diye tehdit ettiler. O sırada Hâfiz Ahmed abdest almış bekliyordu. Da- russaâde'den çıkıp pâdişahın yanına geldi: "Pâdişahım bin Hâfız yoluna fedâ lara teslim oldu. beni şehîd etsinler" deyip, duâsını okuyup zorbalara teslim oldu. Padişah elindeki mendili yüzüne kapayıp gözyaşlarını tutamadı. Orada hazır olan Enderun ağaları ve Dîvân üyeleri gözyaşlarına boğuldu. Meydana yürüyen Hâfiz Ahmed Paşa üzerine gelen bir sipahiye yumruk attı, sipahi yıkıldı, kalktı, hançeriyle, "Başından vurup kulağına kadar" yaraladı. Ötekiler de, paşanın üzerine kılıç ve hançerle atıldılar, bir yeniçeri göğsü üzerine çıkıp bıçağıyla boğazını kesti, paşa şehîd oldu. Bu korkunç sahne pâdişahın gözleri önünde cereyan ediyordu. Sultan Murad daha fazla bu sahneyi görmemek için içinden, peygamber ve pâdişaha itaat etmez zalim- ler, sizlerden bunun nasıl intikamını alırım görürsünüz, diye kalkıp Bâbussaâde'den içeri çekildi.
Tarih
1632'de tahtı önünde Murat, Hafız Ahmet Paşa'yı hançerleyen sipahi zorbalarını unutmamıştı, buldurup boyunlarını vurdurdu, paşanın intikamını aldı.
Yürek ay gibidir. Vakti gelince tutulur.
Şems-i Tebrizî
Şems-i Tebrizî
1000Kitap
Bu yorum görüntülenemiyor
Kitap Önerisi
Kesinlikle bu kitabı okumalısın dediğiniz kitaplar var mı?🤔🥰😊
1000Kitap
Sefiller-Monte Cristo Kontu(işbankası yayınları)
Reklam