1821 yılında yayın hayatına başlayan ilk resmi Osmanlı gazetesinde yer alan bir başyazıda gazetenin çıkma amacı açıklanıyordu. Yazıya göre gazete, İmparatorluğun resmi tarih yazımı geleneğinin gelişmesinin bir sonucuydu, amacı da yanlış anlamaları önlemek ve temelsiz eleştirilere mani olmak için olayların gerçek yüzünü yansıtmak, hükümetin çıkardığı yasa ve emirlerin gerçek içeriklerini kamunun bilgisine sunmaktı. Diğer bir amaç da ticaret, bilim ve sanat alanlarında işe yarar bilgiler sağlamaktı.
Türklerin ilerleyen Avusturyalılar karşısında geri çekilmeye devam ettikleri bir dönemde, 1693 yılında William Penn, Avrupa devletleri arasında ihtilafların çözülmesinde ara buluculuk edecek ve savaşları önleyecek bir örgüt kurulması önerisine yer verdiği kısa bir kitap yayımladı. Türklerle ilgili tavsiyesi ilginçti. Türklerin islamdan vazgeçip hristiyanlığı kabul etmeleri şartıyla Türkiye'nin de bu Avrupa birlikteliğine davet edilmesi .
Okur notu: İşte bu yüzden Avrupa birliğine falan giremeyiz.
Osmanlıların bazıları oldukça erken bir tarihten başlayarak kendilerini tehdit eden tehlikeyi (Avrupa'nın kalkınma süreci) fark etmiş ve dikkatleri bu tehlikeye çekmeye çalışmıştır. Kendi anlattığına göre Kanuni Sultan Süleyman'ın sadrazamı Lütfi Paşa, Sultanı uyarmıştı: " Daha önceki sultanların döneminde karadaki egemenliğimiz denizlere oranla çok fazlaydı. Deniz savaşlarında kafiler (hristiyanlar yada batı diyelim) bizden ilerideler. Onları yenmeliyiz." Bir Osmanlı coğrafyacısı yeni dünya hakkındaki yaklaşık 1580 tarihli raporunda hamisi Sultan III. Murad'ı, Avrupalıların Amerika, Hindistan ve Basra Körfezi kıyılarında yerleşmelerinden kaynaklanan tehlike ve bunun sonucunda İslam ticaretine verilen zarar ve İslam topraklarına yönelen tehdit hakkında uyarıyordu. 1530'larda tartışılmış olan bir tasarıyı yeniden gündeme getirerek sultana Süveyş kıstağı'nda bir kanal açmasını ve Hindistan limanlarını ele geçirerek kafirleri buradan çıkarmasını önermişti.
Kayıtlara göre 1912 yılında İstanbul'da kırk özel banker bulunuyordu. Bunlardan hiçbiri müslüman Türk değildi. İsimlerden anlaşıldığı üzere bu kişiler Rum, Ermeni, Levanten, Yahudi ve Avrupalılardı.
Okur notu: Türkiyeyi böyle bir durumdan tam bağımsız hale getiren Mustafa Kemal ve arkadaşlarını beğenmeyen insanlar var anlamakta zorluk çekiyorum. (Cumhuriyet tarihinde kurulan yerel bankalar Ziraat ve İş bankası millileşmeye örnektir.)