Yok satan Nihilist

Yok satan Nihilist
@Polymath
Researcher @ Bilkent University
Ph.D. Hacettepe University Nanotechnology
Ankara
Eskişehir, 3 Aralık
152 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Cihat anlamı bakın neymiş.
Erken bir dönemden itibaren İslam hukuku, İslam devleti ve cemaatlerinin başındaki yöneticinin temel yükümlülüklerinden biri olarak, yaygın ama yanlış bir biçimde "Kutsal Savaş" diye tercüme edilen "Cihat"ı şart koşmuştur. Bu arapça sözcük kelimesi kelimesine "Çaba sarf etmek" anlamına gelir ve genellikle, "fi sabil Allah" Allah'ın yolunda sözcükleri ile takip edilir. Okur notu: E o halde cihat edelim temiz olmak için, barış için, daha iyi bir toplum için. Yani çaba sarf edelim.
Sayfa 26 - Akılçelen·Kitabı okudu
Din
Reklam
İslam'la karşılaştırıldığında hristiyanlık gerçekten de fakir, küçük, geri ve tek renkli bir dindi. Birbirleriyle çatışan küçük krallıklara ayrılmış, kiliseleri hizipleşme ve sapkınlık yüzünden bölünmüştü. Roma ve Doğu kiliseleri arasında bitmek bilmeyen kavgalara sahne olan hristiyanlık, iki imparator ve hatta bir süreliğine iki papanın ihtilaf sahası olmuştu. Okur notu: Batı karanlık döneminde birbiri ile çatışan küçük krallıklar idi. Şimdi Orta Doğu coğrafyasına bakın farklı mezheplerin çatışmaları ve hatta farklı etnik kökenlerin çatışmaları var. Biraz feyz almalıyız tarihten.
Sayfa 25 - Akılçelen·Kitabı okudu
Din
İslam dünyası zengin ve çeşitli bir kültüre, geniş topraklara ve kaynaklara sahipti; karmaşık ve büyüyen bir ekonomisi vardı. Avrupa'nın aksine gelişkin ve yasalara saygılı kentli bir toplum yapısına sahipti; öyle ki, Osmanlı dönemi gibi genç bir tarihte bile Avrupalı seyyahlar, Beyefendilerin ve hatta askerlerin yanlarında kılıç olmadan dolaştıkları İstanbul şehri karşısında hayrete düşüyorlardı. Okur notu: Yani öyle kendimizi eziklememize gerek yok. Yapmamız gereken liyakat çerçevesinde yenilikçi ve çalışkan bir yaşam sergilememiz. Gerisi kalkınma olarak geri dönecektir.
Sayfa 24 - Akılçelen·Kitabı okudu
Din
Coğrafi tanım.
Müslümanlar Avrupa'nın yüzyıllar sonra keşfedecekleri Yunan felsefe ve bilimini, İran'ın bilgelik ve evlet idaresi geleneğini ve hatta Doğu Hristiyan ve Bizans mirasının büyük bir kısmını tavarüs (miras edinmek kalıtım yolu ile almak) edinmişlerdi. Avrupa, Güneyde İslam doğuda bozkırlar kuzeyde donuk topraklar ve batıda okyanuslar arasında sıkışmış durumdayken, İslam dünyası bazen savaş ama genellikle barış içinde, Hindistan ve Çin'in zengin ve kadim uygarlıkları ile temas halindeydi.
Sayfa 24 - Akılçelen·Kitabı okudu
Din
Hristiyan ve Müslümanın birbirine bakış açısı.
Hristiyanlar, Müslümanları dini anlam taşıyan bir isimle adlandırma konusunda tuhaf bir gönülsüzlük gösteriyor ve etnik isimler kullanmayı tercih ediyorlardı. Bunun gayet açık olan amacı, Müslümanların itibar ve önemlerini azaltmak ve yerel bir gruba ve hatta bir kabile topluluğuna indirgemekti. Avrupalılar farklı zamanlarda ve farklı bölgelerde karşılaştıkları müslüman halklara bağlantılı olarak, Sarazen, Mağribi, Türk ya da Tatar tanımlarını kullanmışlardı. En güçlü ve en önemli müslüman devletlerini kuran "Türk" kimliği zamanla müslümana eş anlamlı olarak kullanılır hale gelmiş ve İslam'a geçen insanlar için bulunulan yere bakılmaksızın "Türkleşti" denmeye başlanmıştı. Orta Çağ'daki müslüman yazarlar da aynı gönülsüzlüğü göstermiş ve hristiyan hasımlarına yere ve zamana bağlı olarak, Rumlar, Slavlar, ya da Frenkler şeklinde söz etmişlerdir.
Sayfa 22 - Akılçelen·Kitabı okudu
Din
Reklam