Celâli İsyanı'nın (1596-1610), Timur istilasından I. Dünya Savaşı'na kadar Osmanlı tarihindeki en kötü kriz olduğu söy-lenebilir. Halk arasında yaygın bir çaresizlik ve hoşnutsuzluk dalgasından yararlanan paralı asker elebaşlarının topladığı asi ordular, on yılı aşkın bir süre eyaletleri yağmalayarak ve merkezi idareye kafa tutarak imparatorluğun geniş kesimle-rini harabeye çevirdi. Aynı dönemde Küçük Buzul Çağı'nın de-vam eden hava olayları emsali görülmemiş bir kaçışı, kıtlığı ve can kaybını getirdi.
Bölge yi 1550'lerde dolaşan (Avusturya) sefiri Ogier Ghiselin de Busbecq beslenme üzerine şu yorumda bulunmuştu:
"Türkler öylesine kanaatkår ve yemenin zevklerini dü şünmekten öylesine uzak ki, sofralarında ekmek, tuz, biraz sarımsak ya da bir soğan ve ... yoğurt dedikleri bir tür kesilmiş süt olunca, daha fazlasını hiç iste-mezler. Bu bakımdan yiyecek ve içecek masrafları çok azdır o kadar az ki, ülkemizdeki bir adamın bir günde yiyeceğe harcadığı paranın bir Türk'ün on iki günde harcadığından daha fazla olduğunu söyleyebilirim."
Hangi ülkenin savaşı kazandığını sormak daha da gereksizdir. Fransa savaşı kazanmadı, fakat Britanya birlikleri hazırlanırken ve Amerikan birlikleri daha bir hayal iken Fransa mevziyi işgal etme-miş olsaydı, uygarlığın bu militarizm kâbusundan kurtulması im-kânsız olmuş olacaktı. Britanya savaşı kazanmadı, fakat onun denizlere hâkimiyeti, mali desteği ve 1916'dan bu yana mücadelenin asıl yükünü üslenecek ordusu olmasaydı yenilgi kaçınılmaz olmuş olacaktı. Amerika Birleşik Devletleri savaşı kazanmadı, fakat yükü hafifletmek için ekonomik yardımı olmasaydı, sayısal dengeyi de-ğiştirecek birliklerin gelişi olmasaydı ve her şeyden önemlisi ge-lişlerinin verdiği moral takviyesi olmasaydı, zafer imkânsız olmuş olacaktı. Ve Rusya'nın, müttefiklerini kurtarmak için kendi düşü-şünün kesin olduğunu bilerek müttefiklerine nihai zaferin yolunu açmak için kendisini kaç kez feda etmiş olduğunu unutmayalım. Son olarak, tarihin Almanya'nın politikası hakkındaki hükmü ne olursa olsun, onun eşsiz dayanıklılık ve yeteneği ile sayıca üstün güçlere karşı dört yıl boyunca ortaya koyduğu destansı askeri ve insani başarı, her türlü övgünün üstündedir.