Porty X

Aslında geleceğin tarihçisinin Dünya Savaşı'nın akıbeti için bir gün tespit etmesi gerekirse, muhtemelen savaştan önceki 2 Ağustos 1914'ü seçecektir, çünkü İngiltere'nin henüz savaşa girmediği o gün, Wins-ton Churchill saat 01:25'te İngiliz donanmasına seferberlik emrini göndermişti. O donanma, bir Trafalgar zaferi kazanmayacaktı, la-kin müttefiklerin zaferi kazanması istikametinde, herhangi başka bir unsurdan daha fazla katkıda bulunacaktı. Zira donanma ablu-kanın vasıtasıydı ve savaşın bilinmezliği ve toz duman bulutu savaş sonrası yıllarının daha berrak ortamında dağıldığında ablukanın giderek daha ağır görevleri üstlendiği ve mücadelenin çok kesin belirleyici bir unsuru olduğu görülmektedir. Amerikan hapishane-lerinde azılı mahkûmlar için kullanılan "ceketler" abluka esnasın-da giderek sıkıştırıldıkça, önce mahkûmun hareketlerini kısıtlamış ve daha sonra nefesini kesmiştir; ceketin sıkılması ne kadar uzun sürmüşse, mahkûmun direnme gücü o kadar azalmış ve daralma duygusu sonucunda morali de o denli bozulmuştur. Çaresizlik umutsuzluğa neden olmaktadır ve tarih, savaşın akıbetini can kaybının değil, umudun kaybolmasının belirlediğine tanık olmuştur. Hiçbir tarihçi, Alman halkının yarı aç durumda olmasının, "cephe gerisinin" nihai çöküşünde sahip olduğu doğru-dan etkiyi küçümseyemez. Fakat ihtilalin askeri yenilgiyi ne kadar etkilediği sorusunu bir kenara bırakırsak, elle tutulmayan, lakin her tarafa nüfuz eden bir unsur olarak abluka, askeri alanın her cephesinde etkili olmuştur.
Sayfa 585·Kitabı okudu
Reklam
Liderlere tapınmak
Sonuçta savaş tapındıklarımıza olan güvenimizi, büyük adamların sıradan insanlardan daha farklı bir topraktan meydana geldiklerine ilişkin taparcasına duyduğumuz inancımızı yerle bir etmişti. Liderler hâlâ gereklidir, belki sandığınızdan daha da gereklidir, fakat onların olağan bir insan olduklarının farkına varmamız, onlardan bir şey beklememize ya da onlara fazla güvenmemize karşı koruyucu bir işlevi görür.
Sayfa 584·Kitabı okudu
Harp taktikleri
Herkes hafif sıklet boksörünün bile tek kollu rakibine karşı iki yumruğunu kullanmasındaki avantajını kabul eder. Bu nedenle savaşta iki yumruğu kullanma gücü paha biçilmez değerdir. Bir yumrukla vuracakmış gibi yapıp diğeriyle vurmak avantaj sağlar, ancak yine de yumrukları birbir-lerinin yerine kullanmak - şayet rakip yüzünü açarsa vuracakmış gibi yaptığı yumruğu hakiki yumrukla değiştirmek, daha büyük bir avantajdır. İkili hedef kuvvetle kısıtlanmamalıdır. Sherman'ın ateşli taraftarı olduğu ikili hedef, taarruz eden tarafın hasmını iki muşkül şıktan birini seçme ikileminde bırakmaktadır ve onu şaşırt-mak suretiyle düşmanı baskına uğratma şansını elde etmektedir. Böylelikle düşman bir hedefi savunmak için yığınak yaparsa taar-ruz eden taraf diğerini ele geçirebilir. Biz ancak hedefin bu kadar esnek olmasıyla, kendimizi gerçek anlamıyla savaşın belirsizliğine uydurabiliriz.
Sayfa 571·Kitabı okudu
Napolyon'un "savaş sanatının bütün sırrı, ulaştırma sistemine hâkim olmakta yatmaktadır." İlkesi..
Sayfa 552·Kitabı okudu
Filistin'deki bu nihai sefer-muharebenin daha ciddi bir "değer kaybına" uğraması, Allenby'nin asker sayısında bire karşı iki, silahların değeri bakımından ise daha fazla olan üstünlüğe sahip olduğu gerçeğinde yatar. Üstelik Türklerin morali o kadar düşüktü ki, genellikle ileri sürüldüğü gibi, Türk ordusunun olmuş bir erik gibi eline düşmesi için Allenby'nin sadece elini uzatması gerekmişti.
Sayfa 550·Kitabı okudu
Reklam