Porty X

"Her diktatör bir mistiktir, her mistik de potansiyel bir diktatördür. Mistik, insanlarla anlaşmaya varmayı değil, onların itaat etmesini ister. Onlardan bilinçlerini kendi emirlerine, isteklerine, kaprislerine teslim etmelerini ister, kendisi de bunun karşılığında kendi bilincini onlara teslim eder. İnsanlarla ilişkile-rinde inancı ve gücü kullanır, insanların onayını eğer gerçeklere ve mantığa dayanarak kazanmak zorundaysa istemez. Mantık, onun en korktuğu düşmanıdır, aynı zamanda da onu tehlikeli saymaktadır. Onun gözünde mantık, kandırmanın bir yoludur, insanlarda mantıktan daha güçlü bir kuvvetin olduğunu hisset-mektedir. Güven duygusunu ancak kendi sebepsiz inançlarından ya da uyguladığı zorlamalı boyunduruktan elde edebilir ancak o zaman sahip olmadığı mistik güç üzerinde bir kontrol elde ettiğini hisseder.Arzusu emretmektir ikna etmek değil. İkna etmek bir bağımsızlık eylemi gerektirir ve objektif gerçeklerin mutlak niteliğine dayanır. Onun aradığı gerçeğin üzerinde güç sahibi olmak insanların gerçeği algılayışını etkilemek aklını etkilemektir. Kendi iradesini varoluş ile bilincinin arasına sokacak gücü aramaktadır. İnsanlar onun emrettiği gerçeği sahiden yaratmaya razı olmaları durumunda bunu gerçekleştirmek mümkünmüş gibi davranmaktadır.
Sayfa 517·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Mistik dediğiniz, başkalarının aklıyla ilk karşılaştığında kendi aklını teslim etmiş insandır. Çocukluğunun derinliklerinde bir yerde, kendisinin gerçeklik anlayışı başkalarının iddialarıyla çatıştığında, karşıdakilerin keyfi emirleri ve çelişkili talepleri karşısında bu kişi bağımsız kalmaktan öylesine büyük bir korkuya kapılmıştır ki akli yetenekleri rasyonel yeteneğini hemen teslim etmiştir. 'Biliyorum ki sözüyle 'diyorlar ki sözü arasında kalan kavşakta, bu kişi, başkalarının otoritesini seçmiş, anlamak yerine itaat etmeyi, düşünmek yerine inanmayı kabullenmiştir. Doğaüstü korkusu, başkalarının üstünlüğüne inanmakla başlar. Bu kişinin teslim oluşu, anlamayışını saklama yoluna yönelmiştir. Başka herkesin bildiği esrarengiz bir bilgiye sahip olmayan yalnızca kendisiymiş gibi hissetmektedir. Gerçeklik artık başkalarının istediğidir ve bu güç kendisi için ebediyen kapanmıştır. "O andan başlayarak, düşünmekten korkan bu kişi artık belirsiz duyguların insafına kalmış durumdadır. Tek rehberi duy-gularıdır, o duygular onun son kalan kişisel kimliğidir, onlara müthiş bir sahiplik duygusuyla sarılır ve elinden hangi düzeyde düşünmek geliyorsa onu da duygularının aslında korku olduğunu kendinden saklamaya yöneltir. "Bir mistik size, mantıktan daha güçlü bir şeyin varlığını hissediyorum dediği zaman bir şey hissettiği doğrudur ama o hissettiği şey evrenin her şeye gücü yeten süper ruhu değildir, karşısına çıkan herhangi birinin bilincidir çünkü kendisi kendi bilincini çoktan teslim etmiştir. Mistik, başkalarının o her gucü içeren bilincini etkilemeye, hile yapmaya, iltifat etmeye, kandırmaya ve zorlamaya yönelmiştir. Onun gözünde gerçeğin tek anahtarı, 'onlar'dır. Onların esrarengiz gücünü koşumlayıp kullanamazsa, onların onayını alamazsa var olamayacağını hissetmektedir.
Sayfa 516·Kitabı okudu
"Mistiklerin insan aklının yetersizliği konusundaki gevelemelerini dinleyip de onun bilincinden kuşkulanacağınız yerde kendi bilincinizden kuşku duymaya başladığınızda yarı rasyo-nel durumunuzun her söze göre tehlikeli şekilde sarsılmasına izin vermiş olursunuz. Sonunda onun üstün görünen güvenine ve bilgisine teslim olmaya karar verebilirsiniz.
Sayfa 515·Kitabı okudu
"Mistiklerin karakterini sakın yanılış anlamayın. Sizin bilinciniz. sabote etmek onların çağlardan beri temel amacı olmuştur. Tek arzuları da gücü ele geçirmek, sizi zorla yönetmek olagelmiştir. "Balta girmemiş ormanlarda gerçekliği iğrenç saçımalıklara çevirip çarpıtan, kurbanlarının aklını duraklatan, yüzyıllar boyunca onları doğaüstü korkusuyla terörize eden sihirbaz doktorların ritüellerinden, Ortaçağ'ın insanları çamur tabanlı kulübelerde tutan, on sekiz saat çalışıma karşılığında bulabildikleri çorbayı önlerinden şeytan çalacak diye korkutan doğaüstü doktrinlerine, beyninizin düşünme kapasitesi olmadığı masalını söyleyen, algı gücünüz olmadığına göre o doğaüstü gücün, yani 'toplumun' iradesine körü körüne uymanız gerektiğini söyleyen sinsi gü-lümseyişli profesöre kadar hepsi aynı amaç uğruna aynı perfor-manstan ibarettir: sizi bilincinin geçerliliğini teslim etmiş bir tür hamura çevirmek. "Ama bu da sizin onayınız olmadan yapılamaz. Eğer yapılmasına izin verirseniz hak etmişsiniz demektir.
Sayfa 515·Kitabı okudu
Sebepsiz gelirlere sahip rastgele kadınlar çıkıp dünyayı geziyor, geri döndüklerinde dünyanın geri halklarının daha yüksek bir yaşam standardı talep ettiğini söylüyorlar. Talep! Kimden? Boşluk.
Sayfa 514·Kitabı okudu