Istemem denizi, eksik olsun; onun sakinligi, hareketsizliği bile insani rahatsiz eder. Suyun ince, belirsiz ürperişleri içinde insan, hep aynı sınırsız gücü görür; o anda uyuklayan
bu güç, bazen insann mağrur iradesiyle ne insafsızca eğlenir,
onun en sevgili umutlarını, çabalarını, eserlerini ne dipsiz derinliklere gömer.
“ Dalgaların azgın atılışları, vahşi gürleyişleri insanın zayıf kulaklarını incitir; dünyanın ilk gününden başladıkları esrarlı, hüzünlü şarkılarını tekrarlayıp dururlar; hep aynı inilti, hep aynı şikayetler; işkence edilen bir ejderin şikayetleri; bir de bunlara katılan keskin, uğursuz, kimin olduğu bilinmeyen bağrışmalar. Etrafta kuş cıvıltılarından eser yoktur; yalnızca sessiz martılar, birer mahkûm gibi kâh kıyıda, kâh sular üstünde dertli dertli uçuşurlar.. ”
Hapishaneler ve timarhaneler var oldugu sürece içinde birilerinin oturmasi gerekir. Siz degilse ben, ben degilse
baska üçüncü biri elbet girecektir buralara. Hapishanelerin
ve timarhanelerin, pencerelerdeki parmakliklarin ve bu sabahliklarin uzak bir gelecekte yok olacagi zamanı bekleyin.
Elbette o gün er ya da geç gelecektir.