Selam konuyu bilmiyorsanız kısaca özetlersek hayal dünyasında yaşayan romantik bir kız aşık olduğu erkeklere mektup yazip onları gizli bir yerde saklıyor . Ve sorun ve kitabin konusunda şu o mektuplar her birine ulaşıyor.
Kitap boyunca Lara Jean–Josh konusunda o kadar kötü kararlar aldı ki… Hem ablana hem sana yeşil ışık yakan biri var ve sen hâlâ onu arkadaşın olarak görüyorsun. Sen salak mısın kızım? Yani gerçekten yordu.
Peter “Josh sana âşık” diyene kadar şüphelenmiyorsun bile. Bu zeka hâlis mi, anlamadım. Zaten neden Josh’la bu kadar yakınlar, onu da hiç anlamıyorum. Tamam, çocukluk arkadaşı ama Peter ve diğer adını unuttuğum gruptaki çocuklar da onun çocukluk arkadaşlarıydı. Onlarla ilişkilerini kesmek kolay oluyorsa Josh’la neden kesemiyor?
Çünkü Josh’a bağımlı gibi bir şey. Madem öylesin, bari Peter’ı sal. Çocuktan hoşlanıyorum diyorsun ama hâlâ Josh’la ilişkini sürdürüyorsun. Yani gerçekten bu kadar aptal olma kızım artık.
Hem o olsun hem bu olsun, kimse kırılmasın, hiçbir şey bozulmasın tavrı çok sinir bozucu. Sanki konfor alanını hiç terk etmek istemiyor gibi. Ama canım benim, büyümek böyle bir şey. Kötü şeyler olacak ve bazı insanlar hayatından çıkacak.
Ve inan bana, Peter’dan hoşlanırken Josh’u yedekte tutuyor gibi görünüyorsun. Yani o, ablanın sevgilisiydi. Bu yaptığın onu arkadan bıçaklamak değil de ne? Sanırım bu onun savunma mekanizması, biraz garip ama ne bileyim, ona çok kızıyorum.
Çünkü gerçekleri kabul etmek yerine Josh’un sadece arkadaşı olduğunu söyleyip duruyor. “Takılıyoruz, kurabiye yapıyoruz” ya ama kendini kandırması gerçekleri görmesini engelliyor.
Neyse, sonunda Margot geldi ve Lara Jean için üzüldüm. Yani her ikisi için de artık birbirlerini tanımıyor olmaları ne garip. Ablası üniversiteye gidince değişti ve Lara Jean de o
Kitap bir kilisede başlıyor, bir rahibenin ölümüyle. Sonradan olaylar gelişiyor ve aslında olayın kiliseden uzaklaştığını, bazı insanların kötülüklerinin masum insanların nasıl canını yaktığını görüyoruz. Mesela Victor; manipülatif ve kötü niyetli olmasına rağmen iyi görünen herif, belki bildiklerini polise en başta anlatsaydın iki rahibe ölmeyecekti.Victor'un bedel ödemeden gitmesi adaletsizliğin zirvesiydi.
Camille’i unutmayalım... Kurgu bir karakter olsa bile onun için yas tutabilirim. Daha yaşamadan, gencecik yaşında öylece çekip gitti. Hikayesini okurken resmen ciğerim parçalandı, o kadar üzüldüm ki anlatamam. Huzur içinde uyu Camille...
Ayrıca kitapta Jane neredeyse hiç bir şeyi çözmedi bu kitabin daha dramatik ve diğer iki kitaptan daha sıkıcı olmasını sağlıyor. Daha çok dramatik bir kitap olmuş polisiyeden ziyade bence.Ama ben devam edeceğim çünkü ikiz bedenler daha iyiymiş diye duyum aldim .Ha birde kitapta olan nadir iyi şeylerden biri olan Gabriel Dean, kendisi adamın dibi!
GünahkârTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20247,9bin okunma
Matt Haig
İnsan olmaktan dünya için hiçbir şey yapmayan ufacık bir nokta olmaktan bıktım usandım. Her şey imkansız geliyor.
Yaşamam gereken ama yaşamadığım bir hayatım varmış gibi hissediyorum.
Büyüdüğümde kast diye bir şey olmayacak ve sen her daim dostum olacaksın.
Hindistan 'a eşitlik getirmeye çalışan Gandhi'nin aşırı kısa öyküsü. Kitap ince ama Gandhi'nin felsefesini güzel anlatmış
Hayatımızı boşa yaşadım tercihlerinde mutlu değilim hayatımı çarçur ettim diyen Nora yaşamını sonlandırmaya karar veriyor. Sonrasında Gece Yarısı Kütüphanesi diye bir yerde buluyor birden kendini.Ve ona hayatını farklı yaşaması seçimlerini düzeltmesi için bir şans veriliyor. Artık hayatının istediği versiyonunu yaşayabilir.
Bu kitap her şeyin aynı anda olamadığını cok iyi anlatmış herkes için mükemmel değilsin. Herkese ve her şeye ayna anda sahip olamazsın. Ve hayatının kıymetini bil.