Osmanlıların cinsellik, din ve dünyevi iktidar gibi birbirinin antitezi gibi görünen alanları birbirine en çok yaklaştırdıkları mecra, cinsel arzuların hararetli duygusal karakterinin kısmen dinsel deneyime aktarılması ve cinsel duyguların aşkın bir manevi boyut kazanması suretiyle şiir olmuştu.