“Tanrım, sana şükürler olsun” diye geçirdim içimden. “Derdi de sen verirsin kullarına, dermanı da. Efendimi gören biri, onun hayatından memnun haline bakıp, akşam iyi bir yemek yediğini, rahat bir yatakta uyuduğunu sanır. Henüz sabah olmasına rağmen iyi bir kahvaltı etmiş olduğunu düşünür. “Tanrım, senin yarattığın ve insanların bilmediği ne büyük sırlar var.” Şu düzgün kıyafeti, şu dimdik ve gururlu tavrı görünce kim aldanmaz ki? Bu kibar beyin dün, bütün günü bir dilenciden aldığı bir parça ekmekle geçirdiğini kim tahmin edebilir? Üstelik o ekmek bir gün ve bir gece boyunca, uşağı Lazaro'nun pek de temiz olmayan göğsünün üstüne yapışmıştı. Daha bu sabah, ellerini ve yüzünü yıkadıktan sonra, kurulanacak bir şey olmadığı için gömleğinin eteğiyle kurulanmadı mı? Bu hiç kimsenin aklına gelmeyecek.