İnsanın doğup büyüdüğü ev kalbinde derin bir iz, bir hatıra bırakır, kolay kolay unutulmaz.. Bu çocukluk hatıralarını diş çıkartır gibi söküp atamazsınız.
“Ne olduğumu, neden burada olduğumu bilmeden yaşayamam. Bunu bilemiyorum, öyleyse yaşayamam,” diyordu Levin kendi kendine.
“Sonsuz bir zamanda, maddenin sonsuzluğu içinde, sonsuz bir boşlukta bir kabarcık-organizma çıkıyor ve bu kabarcık, bir süre kabarcık olarak kalıp patlıyor. İşte bu kabarcık benim.”