"Bana sorsalar elbette ki ölmek istemezdim. Henüz yirmi bir yaşımı sürüyordum. Ama ne var ki, insanın bazen ölümü bile kurtuluş sayacağı anlar vardır. İşte şimdi ben de böyle bir an yaşıyordum.
Tabancamı yokladım. İçinde iki kurşun kalmıştı. ... Şimdi onu göğsümün üstünde sıkarken, artık esir edilemeyeceğimi biliyordum. İnsanın, icabında kendisini öldürebilmek imkanının ve hürriyetinin, nasıl paha biçilmez bir saadet duygusunu verebileceğini, o gün orada, iki ateş arasında ben de duydum."