1000Kitap Logosu

Hatıra

TAKİP ET
Ve bileceğim seni hatırladıkça, bileceğim ki bir yerlerde güzel insanlar var. Sen hayata olan korkumun azalmasına sebep oldun. Bunun için git biran önce. Çünkü insan insanı yorar. Çünkü zamanla herkes gibi çirkinleşeceğiz, soğuyacağız. Birşey sorma. Herşeyi böyle güzel bırak ve git...
23
Hakan Arıkan
Ege'de İlginç Olaylar'ı inceledi.
Ege zeybeklerinin karargah olarak kullandığı Kemeraltı’ndaki Hürefe Gazetesinin sahibi Şeref Üsküp, yazdığı efe kitapları ile tanındı. Zeybekliği bir yaşam biçimi olarak kabullendi. Çocuklarını bu kültüre göre yetiştiren Şeref Üsküp’ü, geçen hafta ne yazık ki kaybettik. Naaşının başında tüm Ege efeleri toplandı. İzmir Hürefe’sini unutmayacak...BİR ZAMANLAR, körfez vapurunda her akşam aynı senaryo tekrarlanırdı. Gazetesini akşamüstü basan emektar gazeteci, matbaasının kepengini indirip küçük oğlu "Can" ile birlikte Beyler Sokağı’ndan Milli Kütüphane önüne çıkar ve Konak iskelesine doğru yollanırdı.
Ege'de İlginç Olaylar
Okuyacaklarıma Ekle
1
Hakan Arıkan
İdamlar Ve Olayların Gölgesinde Ulucanlar'ı inceledi.
Cumhuriyetle yaşıt olan Ulucanlar Cezaevinin macerası, içerisinde yaşanmış onca olayın, firar teşebbüslerinin, infaz edilen idamların ardından sona erdi.Ancak bu ihtiyar cezaevinin hizmet süresi henüz bitmediği için, at ahırı, askeri depo ve cezaevi olarak kullanılmasının ardından son olarak da kaderinde müze olmak varmış.
İdamlar Ve Olayların Gölgesinde Ulucanlar
Okuyacaklarıma Ekle
1
Nurettin Topçu ve Abdülaziz Bekkine Hazretleri
Nurettin Topçu üstadımız, yüksek tahsilini tamamlayıp Fransa'dan "yurda" dönünce, yakın arkadaşı, onu Abdülaziz Bekkine Hazretleri'yle tanıştırmak ister. Tabii önce, Bekkine Hazretleri'ne danışıp izin alması gerekmektedir. Şeyhinin yanına gidip ona Nurettin Topçu ve özelliklerinden bahseder. Abdülaziz Bekkine Hazretleri, sadece şunu söyler: "Evladım, bana kâfiri getir, fakat kibirli birini getirme! (Kaynak: Nurettin Topçu'ya Armağan Kitabı, Dergâh Yayınları)
5
Üsküdar, Taliban ve Norveç Üçgeni
Bugün, ikindi namazından sonra. Veznecilerden bindim (Süleymaniye'de İstanbul Üniversitesi mevzisi oluyor) Yenikapı'ya geçecek, oradan da marmarayla Üsküdara geçeceğim. Akbilimi basıp yürüyen merdivenlerin gidişine rağmen kendim de adımlar atarak iniyordum ki birine bir şey soran bir adam gördüm. Cevabını alamayınca ve ben de ona doğru yönelince "Üsküdar?" diye sordu. Türkçe'den gayrı bildiğim dil olarak Arapça mevcut bulunduğundan Arapça mukabeleyle evet buyrun gidelim dedim. Uzun boylu, Arap olmadığı ten renginden ve Arapça'yı yeterince bilmeyişinden anlaşılan adamla tanışmak için fırsat kolluyordum. Aktarma yaparken Arapça konuşmalarıma İngilizce cevap vermesine binaen nerelisiniz diye sormak için aklıma yalnızca "from" kelimesi geldi. Sanırım bu da ilkokul yıllarından İngilizce olarak kalma bir kelimecik idi. "You are from?" deyince "Afganistan" sesini işittim. Düzgün takım elbiseli bu adam Afganistan'lı ise olsa olsa eski hükmetle alakalıdır, Taliban hakkında bu adama soru sorulursa iyi olmaz diye içimden geçirdim. Yolculuğumuz devam ediyordu. Marmarayda ben sohbet için hamle yapmaya kalkışmadan kendisi Norveç'de bi üniversitede doktor olduğunu dile getirdi. Bu adam Raşid Dostum kanadından bi adam diye kanaatimi iyice keskinleştirecektim ki yarım Arapçası'yla ben Taliban hükümetiyle çalışıyorum ve Afganistan uluslararası stratejik çalışmalar merkezi siosuyum gibi bir şey dedi. Sevindim, karşımda duran adamın Taliban'lı olmasından, Taliban'ın çalışmalarında böyle adamlara yer vermelerinden, Allah'ın bana bu tanışmayı nasip etmesinden.. Kısa sohbetimiz kendisini twitterda takibe almamla sona erdi. Takipleştik ve kısaca tanıştık. Afganistan'a bir gün gideceğim inşallah. Doktor Hatef bu konuda kendisinden yardım alacaklarımdan ilk sıraya yerleşti. Hayat tevafuklar silsilesi...
18