Okuyorum, duyuyorum. Hayır, hiçbir şey değişmiyor. Kim insanların, devirlerin değiştiğini söylüyorsa yalan söylüyor. Her şey olduğu gibi. Bizim zamanımızda da böyleydi. Kan akıyordu, insanlar ölüyordu, köyler yanıyordu, çığlıklar göğe yükseliyordu. İnsanlar kin ve nefretin içinde boğuluyordu. Aynen bugün olduğu gibi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yaşamak istiyorlar sadece, fazlasını değil. Kendi topraklarında, eskisi gibi. Ama hayat için, yaşamak için kaçmak lazım şimdi, toprağı terk edip gitmek lazım.
Gidiyor Rênas, sessiz, soluksuz, gözleri kapalı; her şeyi terk edip gidiyor.
Tuhaftır ki bu son derece duygulu, son derece acılı, son derece kederli anda, ay geliyor Kevok'un aklına.. Kevok, Rênas'ın dingin yüzüne bakarak ayı ve o kadim destanın sözlerini düşünüyor; yiğitler ve yol bilenler de ay gibidirler, önce büyür, genişler, ışırlar, sonra ise yitip giderler... Gidiyor Rênas. Ay gibi, şu akşam öğününde şimdi batıp giden güneş gibi.
Büyük ve sonsuz bir arzuyla baktığım, tanıdığım sayısız kız, sayısız kadın oldu. Tenlerini, bedenlerini, ruhlarını, yüreklerini tanıdım. Ama hiçbiri ruhumda, yüreğimde bu ne olduğunu bilmediğim duyguyu yaratmadı. Hiçbiri bu kadar sarsmadı beni, hiçbiri şu lanet yüreğimi bu kadar etkilemedi, kanımı bu kadar kaynatmadı. Bunun sırrı ne? ona sormalıyım, tane tane söylemeliyim, ondan duyup anlamalıyım.