Cidden yaşamak istediğin bir hayatı bulursan, yaşlanıp ölünceye kadar onu yaşarsın. Bir hayatı yaşamayı cidden çok istersen, kaygılanmana gerek yok. Başından beri o hayatı yaşamış gibi orada kalırsın. Çünkü bir evrende, zaten hep oradaydın. Tabiri caizse, o kitabı kütüphaneye iade etmene gerek kalmaz. Ödünç değil, hediye almış gibi olursun. O hayatı yaşamayı istediğin, yürekten istediğin an , şu an kafanın içinde olanlar, Gece Yarısı Kütüphanesi de dahil, sonunda belli belirsiz ve soyut, anı bile denemeyecek bir anıya dönüşür.
Günümüzde felsefeye ilgi duyulduğunu kimse inkar edemez. Ancak, günümüzde insanın, ilgi duymaktan anladığı biçimiyle, henüz ilgilenmediği bir şey kaldı mı ki?