ANNEANNELER-BABAANNELER TORUN BAKMAK ZORUNDA MI?
Geçen hafta çok sayıp sevdiğim bir büyüğümle buluştuk. Genelde çok neşelidir, karşılaştığımızda durgunluğu dikkatimi çekti. Sebebini sordum; içini çekip ‘Birazdan’ dedi, gözleri dolu dolu…Kahvelerimizi içerken, anlatmaya başladı. ‘Kızım ve damadımla neredeyse birbirimize girdik. Sebep de torunum. Şimdiye dek bakıcısı vardı, artık çok pahalıya mal oluyormuş, ben bakmalıymışım. Oysa daha evlenirlerken, ileride çocuk sahibi olmayı düşünüyorlarsa, bana güvenmemelerini, düzenli bakacak takatim olmadığını defalarca söyledim. Sen biliyorsun, yıllardır bir yandan hasta eşimle ilgilendim, bir yandan çalıştım. Sorumluluklarımı yerine getirirken kızımdan hayatını ertelemesini istemedim. Şimdi bana yaptıkları baskıya bak…Söyledikleri de o kadar kırıcı ki! Bu yaştan sonra benim ne işim varmış, emekliymişim, herkes torun diye dört göz bakarken ben nankörlük ediyormuşum.’ Ağzım açık kaldı, elini tuttum, sarıldım, teselli etmeye çalıştım. Sakinleşince konuşmasını sürdürdü. ‘Benim yetiştirdiğim evlat, inanamıyorum, hayatıma, hayallerime, ihtiyaçlarıma zerre kadar saygısı yok. Torunuma bakarsam iyiyim, bakmazsam gözlerinde değerim sıfır. Geç de olsa kendimi seçeceğim. Gerekirse benimle görüşmesinler. İkisi de çalışıyor, çocuklarına baktıracak imkanları da var. Ayrıca tatlı dil, güler yüz nerede kaldı? Onlar beni kafalarında çocuklarını büyütürken sayıp-sevecekleri bir aile büyüğü olarak değil, salt bakıcı gibi konumlamışlar. Bu tavırlardan anladım ki
7/24 yanlarında olsam da asla kıymetim bilinmeyecek.Zaten gemi seyahatine çıkıyorum, biletimi de aldım, ama kalbim bin değil, milyon parça…” Bu konuşmalar ziyadesiyle canımı sıktı, üzüldüm. Hiçbir evladın bu kadar bencil ve kaba olmaması gerekir. Anneler, aile büyükleri bizlerin işlerini