İnsan bedeni bir katırdır, binicisi ise akıldır. Kişisel hırslarına, kötü ruhlu olana, faşist ve acımasız olan katıra lanet olsun diye tamamladığım bu söz kitabı büyük anlamda anlamamıza yardımcı olabilir.
Marduk’un oğlu Nabu, kelamını bekliyoruz!
Seni görmeye geldik diyardan.
Yanıtlayan sensin, her sorduğumuzda!
Koruyan sensin.
Tanrılar arasında yerin çok büyük!
Yine kendi toplarında yetişen meyve ve sebzeleri yerler ve bunlar “-erkek bitkiler” derler. Dışarıda üretilen herşey “-dişi bitki” olarak adlandırılır. Dışarıdan yemekte tarikat üyelerine yemek yasaklanmıştır.
Peki böyle bir adlandırmaya şaşırmak gerekir mi?
Çıkarılacak anlam şudur ki; dişi olan yasaktır, yasak olan dişidir. Bu oradaki erkekler için müthiş bir denklemdi. Sittay’ın vaazlarındaki dişi sözcüğü “uğursuz”, “şeytani” ,“karışıklık”, “ruh için tehlikeli” anlamında kullanılırdı. Öyleki dinler tarihi Tanrıça dönemin Tanrı dönemine geçişi sırasında İnanna’nın Enki’ye karşı yenilgisinde hayatı ve yaşamı tasfir eden Me yasaları da Enki tarafından çalınarak kadın için yeni açılmış bir dönemden sonrası için inançlarında bu yönde şekillendiği gerçeği hiçte şaşırtıcı değil.
Bu gerçeklik ile sürekli çatışma halinde olan Erkek-Kadın ve dinler tarihi gerçekliğine karşılık;
Bütün dinlere saygım var ve herkese göre suçum bu diyerek serzenişte bulunması da yaşanan çatışmanın gerçekliğini gözler önüne seriyor.