Kendim hariç her şeye uzağım, ve çok kişiyi öldürdüm; kafam, cinayetlerle dolu.
Tüketmek gerek anlamları - ama üretmek ve tüketmek... Yok etmek -ama var edip sonra yok etmek... Güneşi suçluyorum - söndürmek gerek bu boş yangını.
Bana en uzak yerlerdeyim çoğu zaman - sonsuz yaşamın içindeki düzelmeyen kambur... Benim gökyüzüm delinmedi; delinen, anlar ve zihnimin saydamlığı.
5'i durmadan kendilerini bıçaklayan şair tilkiler;
5'i yaşamlarını şiirle ve şairle alay etmeye adamış, dizelerle konuşan tilkiler;
1'i topal bir toplum tilkisi (o, cennetliktir);
1 'i nihilist bir tilki;
1 'i ahlakçı, ama artık bunamış, ne dediği belli olma yan, en terbiyesiz tilki (diğerlerinin yaptıklarını o söyler);
1 'i saf görünen, ama göründüğünden de saf bir tilki;
2'si karşıt görüşlü filozof tilkiler (tutarsızlığımın nedeni);
1' i hiç ortalıkta görünmeyen, çok korkak bir tilki;
1'i "Yokluk hakkımdır - en doğal hakkım; yaşamdan iptalimi istiyorum," diye bağıran tilki;
5'i yazar tilkiler;
5'i bir tanesinin büyük harfleri okumayı sökebildiği, yazar tilkilerin müridi tilkiler;
2'si eleştirmen tilkiler;
1'i durmadan gülen tilki;
1'i parlak fikirleri olan camgöz tilki:
("Neden evin çatısına kulübe yapıp kiraya vermiyo ruz?" "Neden bahçeyi büyükbaş hayvanlara kiralamıyoruz" "Neden kuyudan su çekip satmıyoruz?" "Neden bahçedeki ıhlamur ağacını kaynatmıyoruz?");
8'i boş inançlar ile zavallı umutlan incelik, duyarlık yerine koyan; herkesin akıl edip de söylemeye utandığı şeyleri zeka, can sıkıntısını derin duygu, sarhoşluğu çılgınlık sayan; değer biçmeye ve biçtirmeye bir türlü son veremeyen; kabuksuz, kılıfsız, kendilerine ölü bir salyangozun kabuğunu yuva edinemeyen; birlikte dolaşan ama birbirlerine dönüp bakmaya ürken; ne durmayı ne hareket etmeyi bilen çaresiz tilkiler (saf tilkinin en sevdikleri).