-Pazar nasıl da hafiftim. Senin yanında, verandada içki içip şarkı söyleyerek yangını seyrederken. En son kendimi ne zaman böyle iyi hissettiğimi hatırlayamıyorum bile. Çevremde herkes beni bir şeyler yapmaya zorluyor. Boyuna ne yapmam gerektiğini söylüyorlar bana. Sen en azından, beni rahat bırakıyorsun.
-Seni yeterince tanımıyorum ki, herhangi bir şey yapmaya zorlayayım.
-Yani, beni daha iyi tandığında, sen de bir şeyler yapmaya zorlayacaksın, öyle mi ?
-Bu mümkün çünkü "gerçek dünyada insanlar böyle yaşar; birbirlerini bir şeyler yapmaya zorlarlar."
-Ama sen bunu yapmazsın, biliyorum. Ben insanlara zorla bir şeyler yaptırma ve başkalarının da beni zorlaması konusunda uzmanımdır. Sen öyle değilsin. Bunun için senin yanında rahat edebiliyorum. Biliyor musun, dünyada müdahale etmekten de, müdahale edilmesinden de hoşlanan o kadar çok insan var ki. Milyonlarca! Sonra da söylenip dururlar, 'onu buna ben zorladım', 'sen beni buna zorladın!' Bundan hoşlanırlar. Ama ben hoşlanmıyorum. Bir şeyi sadece yapmam gerektiği için yaparım.