Vücudumuzda ve beynimizde gerçekten de iksirler vardır ve bunlar, kararlılıkla bastırabileceğimiz ya da bastıramayacağımız davranışlara bizi zorlayabilir. Buna önemli bir örnek oksitosin adlı kimyasal maddedir. İnsan dahil memelilerde, hem beyinde (hipotalamusun supra optik ve parvoventral çekirdeklerinde ), hem de bedende (yumurtalık veya testislerde) üretilir. Örneğin, doğrudan ya da hormonlar aracılığıyla metabolizmanın düzenlenmesine katkıda bulunmak amacıyla, beyin tarafindan salgılanabilir; ya da doğum, cinsel organların ya da meme uçlarının uyarılması veya orgazm sırasında, vücut tarafından salgılanabilir ve sadece (örneğin, doğum sırasında kasları gevşeterek) vücudun kendisini değil, beyni de etkiler. Yapabildikleri, şu efsanevi iksirlerin etkisinden pek de aşağı kalmaz. Genelde, bedenin bakımı, hareket, cinsellik ve annelik gibi bir dizi davranışı etkiler. AnlattıkIarım açısından daha önemli olanı ise, sosyal etkileşimleri kotaylaş tırması ve birleşen çiflerin arasında bağ kurulmasını kolaylaştırmasıdır.
Vücudumuzun hemen her bölümü, her kas, eklem ve iç organ, çevresel sinirler aracılığıyla beyne işaretler gönderebilir. Bu işaretler beyne omurilik veya beyin sapı düzeyinde girer ve sonunda beynin içine, bir sinirsel istasyondan diğerine ve pariyctal lobdaki somatik-duyusal kortekslere ve adacık bölgelerine ulaşırlar.
Serotoninle ilgili bu yorumlar, bu sinirsel aktarıcının son zamanlarda fazlasıyla gündemde olması bakımından özellikle konumuzla ilgilidir. Seratoninin eksilmesini engelleyecek ve büyük olasılıkla, erişirliğini artırarak etkili olan depresyon ilacı Prozac, çok yaygın ilgi gördü. Düşük serotonin düzeylerinin, şiddet eğilimiyle bağlantılı olabileceği kavramı gazete ve dergilerde gündeme geldi. Sorun şudur: Serotonin azlığı veya yokluğu tek başına belirli bir tezahüre ''neden" olmaz. Serotoni moleküller, sinapslar, yerel devreler ve sistemler düzeyinde işleyen ve ayrıca, geçmiş ve 93 şimdiki sosyokültürel etkenierin ciddi bir rol oynadığı son derece karmaşık bir mekanizmanın parçasıdır. Tatmin edici bir açıklama yalnızca bütün bu sürecin daha kapsamlı bir şekilde ele alınmasıyla ve depresyon ya da sosyal uyumluluk gibi belirli bir sorunun ilgili değişkenierin aynntılı analiziyle yapılabilir.
Uygulamayla ilgili bir not: Toplumsal şiddet sorununun çaresi yalnızca sosyal etkeniere bakıp nörokimyasal bağlantıları yok saymakla, ya da tek bir nörokimyasal etkeni suçlamakla bulunamaz.
Hem sosyal, hem de nörokimyasal etkenierin birlikte ve uygun ölçülerde dikkate alınması ger ekir.