Hera

9/10
·292 syf.·
2021 10. kitabı
Damasio, Descartes'ı ele alıyor: Neden duyguyu akıldan, bedeni ve beyni zihinden ayıramazsınız ve beyin hasarı hastaları bize bu içgörüleri nasıl sağlar? Beyin anatomisi konusunda bilgiliyseniz daha anlaşılır bir kitap olacaktır sizin için. Başlıca Damasio, bedenin ve beynin sürekli olarak "benliğimizin" imajını nasıl inşa ettiğini, algıladığımız beden hallerindeki değişiklikleri (duygular) ve akıl ve duygunun aynı donanımı nasıl kullandığını açıklıyor. Kitap her türlü indirgemeciliğe karşı sürekli uyarıyor. Beyin anatomisi konusunda fazla bilgili değilim, yalnızca büyük parçaları (örneğin loblar, beyincik, beyin sapı) bilerek ve onlarca video, resim ve Wikipedia makalesi ile kitaba başladım; bundan sonra, ventromedial prefrontal korteks, gibi uzun kıç adlı parçalarda neler olup bittiğine ve beynin diğer bölümleriyle nasıl bağlantılı olduğuna dair büyük metin duvarını görselleştirmek için yeterli arka bilgiye sahip olmadığımı hissettim:( Descartes'ın yanılgısı ise işte budur: Vücut ile zihnin bir uçurumla birbirinden ayrılması.(bkz:kartezyen düalizim.) “ Buradan, doğası ya da tüm özü düşünmek olan bir madde olduğumu ve bu maddenin varolması için hiçbir mekana ya da herhangi bir maddi şeye ihtiyacı olmadığını anladım; öyle ki, bu ‘ben’ yani beni ben yapan ruh, vücuttan tamamen ayrı ve bilinme­si ondan daha kolaydı; ve vücut olmasa da, ruh neyse öyle olmaya devam edecekti. Descartes'ın yanılgısı işte budur: Vücut ile zihnin bir uçurumla birbirinden ayrılması. Bir tarafta ölçülebilen, boyutlu, mekanik ola­rak işletilen sonsuza dek bölünebilir vücut maddesi; öteki tarafta ise ölçülemeyen, boyutsuz, itilip çekilemeyen, bölünemez zihin madde­si. Akıl yürütmenin, ahlaki yargıların, fiziksel acı ya da duygusal kar­maşadan doğan
Bilim
Descartes'ın YanılgısıAntonio R. Damasio · Varlık Yayınları · 2017191 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·196 syf.·
2021 1. kitabı
Empatiyi son dünya savaşından önce geliştirmiş olması gereken insan ırkının geç kalarak empatinin değerini sonradan anlayıp, geliştirmeye başladığı, ancak androidlere empati duymaktan kaçınmaları üzerine onlara karşı olan empati silahını bizzat androidlerin insanlar üzerinde kullanması sonucunda empati devrelerimi yakmış kitap. Kitabın en ilgi çekici yanı insan ile android arasındaki farkı belirsizleştirmesidir. Bu çok da uzak olmayan distopik gelecekte, radyoaktif bir dünyada yaşam alanları azalmış, hayvanların soyu tükenmiş, insanların önemli bir kısmı mars'a göç etmiştir. Sanal gerçeklik ise gündelik yaşamın bir parçası haline gelmiştir. Dinsel vecd anları da buna eşlik etmektedir kuşkusuz.. Hepimiz aslında sanal evrende haz peşinde koşan empati yoksunu robotlar mıyız? Şiddet, sahte peygamberler, ödül avcıları, kast sistemleri, sınıfsal çelişkiler, asi androidler.. Her neyse... tek okuyuşta yüze elli küsür sayfa bittirdim, senaryo gibiydi her şey o kadar iyi kurgulanmış ki nasıl bittiğini anlamadım bile. Eğer benim gibi düşünmeyi seviyorsanız ve kafanızı son günlerde meşgul edecek bir şeyler okumak istiyorsanız, bilim kurgu ile de fazla fazla ilgili iseniz mutlaka kaçırmayın. Aslında öyle biri değilseniz de okuyun. Kim olursanız olun okuyun işte.
1000Kitap
Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?Philip K. Dick · Alfa Yayıncılık · 20212,357 okunma