Çocuk dışarıdan gelen baskıları, artık baskı olmasa da kendi ruhunda hisseder. Böylesi çocuklar yetişkinlik yıllarında, hep bir sıkıntı, hep bir huzursuzluk, hep bir bunalım içindedirler. Çoğu defa öfkelerine yenik düşerler. Sakin duruşlarının altında patlamaya hazır volkanlar vardır. İlk patladıkları kişiler de genellikle çocukları ve eşleridir. Bir zamanlar kendi ruhlarına yerleştirilen bu acı dolu hatıraların baskısı bir sonraki nesile aktarılan bunalımlardan başka bir şey değildir.
"İmalı sözlerden hoşlanmam; ikiyüzlülüğe de tenezzül etmem; iftiradan ve dedikodudan tiksinirim. Maskeyi sadece maskeli balolarda takarım, insanların arasında dolaşırken değil."