Bazı kitaplar insanın içini sarsar, çünkü söylenmeyeni söyler.
Sabahattin Ali’nin Sırça Köşk kitabı da tam olarak böyle bir kitap. Her hikâyede başka bir yüzüyle karşımıza çıkan insan, adalet, vicdan ve güç kavgası var. Basit gibi görünen olayların altında, derin bir toplum eleştirisi yatıyor.
Sabahattin Ali kelimeleriyle değil, sessizliğiyle de konuşuyor bu kitapta. Okudukça fark ediyorsun; o aslında insanı değil, insanın içindeki karanlığı anlatıyor. Kimi hikâyede umutsuzluğu, kimi hikâyede ezilmişliği, kimi hikâyede de suskun bir başkaldırıyı hissediyorsun.
Sırça Köşk, sadece geçmişin değil bugünün de hikâyesi…
Zenginle fakirin, yönetenle yönetilenin, konuşanla susturulanın hikâyesi.
Ve belki de en çok, “hakikati söylemenin bedeli”ni anlatan bir kitap.
Bazı cümleleri öyle yer ediyor ki, kapağını kapattıktan sonra bile uzun süre yankısı kalıyor insanın içinde.
Çünkü Sabahattin Ali’nin kalemi acıtıyor ama aynı zamanda uyandırıyor.
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,7bin okunma