Dönüşüm oldukça anlamlı ve yüklü geldi bana. İnsanin hayatinda bir anda olabilecek değişimler ve sonrasındaki dönüşümleri düşündürdü.
Felç olup bir sabah vücudunuzun hiçbir yerine gücünüz yetmeyebilir, tam bir bakım hastası olabilirsiniz. İlk zamanlar yakınlarınızın en merhametlilerinden ilgi görseniz bile bir süre sonra onlar için ağır bir yük olabilirsiniz. Evde bir odada kimsenin görmeyeceği şekilde, sadece temel ihtiyaçlarınızı giderebilirler.
Ya da toplumsal bir dışlanma yaşayabilir, bir anda işinizi ve itibarınızı kaybedebilirsiniz. Böyle bir şey yaşayan bir hastam " bir böcek olsam, bir deliğe girsem ve orada ölsem " demişti. Nasılda ifade etmişti yaşadığı dışlanmayı, yok sayılmayı, yok olma isteğini.
Ya da bir gün aniden kimsenin duymadığı sesleri duyabilir, kimsenin görmediği görüntüleri görebilir ve psikotik bir hastalığın ortasında çaresiz kalabilir, sessiz çığlıklarınızı kimseye duyuramayabilirsiniz. Olağan dışı düşünce yapınız sizi derin bir acıya ve kaygıya sürükleyebilir. Anlaşılmayabilirsiniz. Şizofreni tanısı alıp ilk zamanlar yine yakınlarınızın yoğun ilgisi ile karşılaşıp sonra zaman geçtikçe mümkünse odanızdan çıkmamanız beklenebilir.
Ya da bir anda bir ülkede mülteci konumuna düşebilir, dilini bilmediğiniz kültürüne yabancı olduğunuz bir yerde yapayalnız hayat mücadelesi verebilir, bu büyük dönüşümun verdiği acı ile sarsılabilirsiniz.
Ilk aklıma gelen hayatımızda olabilecek dönüşümleri sıraladım, kafkanın böceğe dönüşmekle somutlaştırdığı acı aslında hayatımızın içinde her an yaşanabilir, yabancılaşmak ve anlaşılmamak insan ruhunu mahveden, ikilemde bırakan ölüme sürükleyen en temel acılardandır. Gün gün tüketir, sünger gibi emer hayat enerjisini.