yılmaz odabaşının ilk romanı. okudukça kanadı kırık kuşu tanıyor, tanıdıkça hüzünlenip biraz kıskançlıkla kızgınlık arasında gidip geliyorsunuz..
sonrasında bir zamanların (!) unutulmuşu, sıkıyönetimin ağır bedellerini ödemiş şehri diyarbekir.. sokaklarında o ucuz şarabın tadına vararak dolaşıyorsunuz...
ama...
bu dünya hep üşüyen bir dünya mıdır? üşüyen bir dünya mıdır, yoksa soğuk yanını yalnız bize sunan bir dünya mı?