Çünkü ne İslâm'ın, ne Müslümanın başkalarına şirin görünmeye ihtiyacı var. Aslında Müslüman, ne zaman Allah'ın dışında bir rıza aramaya kalkışmışsa, yani ne zaman Müslümanlardan başkasına şirin görünmeye girişmişse, bu bakımdan uğradığı zillet yüzüne çarpılıp durmuştur.
Gökyüzünü seyretmekten yoksun bırakılan, aslında doğayı denetim altına alamamışken onu denetlediğini zanneden insan, kendi eseri olan gökdelenler karşısında acze düşüyor.
Eğer, yüreğinizde bir bulantı, kafanızda bir kuşku hissediyorsanız, eğer varlığınızda bir rahatsızlık, çevrenizde bir huzursuzluk varsa, kader sizi seçmeye çağırıyor demektir. Seçim hakkını kullanmamak da bir seçmedir. Ya size uzatılan ipe sımsıkı sarılıp kurtulacaksınız ya da boynunuzda bükülü bir iple ateş vadisinde dolanmaya boyun eğeceksiniz.