Ebubekir ÇELEDİR

Ebubekir ÇELEDİR
Şah olacak şekilde yaratıldın, dilenci olup şu dünyadan ayrılmayasın.
İstanbul Üniversitesi Tarih lisans
İstanbul
İstanbul, 22 Şubat 2001
46 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
10/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Bir Oğuz Atay klasiği Öncelikle her şey Edebiyat öğretmenimin verdiği kitap okuma ödevi ile başladı daha önce adam akıllı kitap bitirmemiş olan ben okumama niyetinde dirensemde kitabı inatla en son temin edip başladıktan sonra Oğuz Atay'ın o samimi anlatımı karşında ilk bitirdim bu kitap bir gencin okuma hevesini ateşledi adeta . Kitaba gelecek olursak Oğuz Atay kitabı hocası Mustafa İnan'a hitaben yazıyor aslında bir nevi vefa borcunu ödüyor Mustafa inanın doğumuyla başlayan hikaye 1.dunya Savaşı'nın izlerini sarmaya çalışan ülkemizden görüntüleri de betimlememizi sağlıyor küçük Mustafa Adana'da fakir bir ailede dünyaya geliyor zor geçirdiği çocukluğu başına gelen olaylarla dahada zorlaşıyor nitekim öğrencilik hayatı da tam tersi çok başarılı geçiyor başarıdan kastım öğretmenleri arkadaşları takıldıkları yerde Mustafa ya danışıyor mustafada büyük bir titizlikle yardım isteyenlerle ilgileniyor öğretmenleri bile o varken tahtayı ona bırakıyor. Bu olanlar lise ve üniversitede değişmiyor üniversiteyi İstanbul teknik üniversitesinde başlıyor kimsenin ihtimal bile vermediği mustafanin çetin mücadelesi bütün üniversiteye yayılıyor ve başarısı katlanarak gidiyor daha fazla kitaptan bahsetmem spoiler kacabilir Her kitapta olduğu gibi Oğuz Atay bu kitapta aslında okuyucusuna net bir mesaj vermek istiyor karşınıza ne çıkarsa çıksın içinizde o yetenek o istek varsa sende yaparsın diyor kitap biraz kişisel gelişim kitabı hissiyatı da veriyor okuduktan sonra etkisinden çıkamadım bir eserdi ve kitaplıgımın en üst köşesinde yerini alıyor
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aşkı
Bir kitabı okurken uyuya kalmanın huzuru, az ama öz eşyanın gerçekliği, o elli kuruşluk kahvehane çaylarının muhabbeti, martılarla paylaşılan simitin tadı, rüzgarın getirdiği komşu teyzenin gözleme kokusu, bahçede düştüğü için dizi kanayan küçük kızın ağlaması gibi basit ama içten yaşamak lazım... Eyvallah...
Aceleden, yeni kılıklar Batı'dan ithal edilirken, kafaların ithali unutulmuştu; ya da gümrüklerden çekilmemişti. Saçı ve sakalı uzun olan -biraz uzun tabii- şairler filozof sanılıyordu: tarih, dil, sosyoloji gibi konularda biraz fikri olanlar ya da fikri varmış gibi görünenler- bilgin olarak saygı görüyordu.
ZEZE'NİN GÖZÜNDEN
Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi."

Ebubekir ÇELEDİR

, bir kitap okudu
9/10
·184 syf.·
Beğendi
·
2020 13. kitabı
José Mauro de Vasconcelos
8.9/10 · 275bin okunma