"Ben hasta bir adamım." Böyle diyor kendisine kahramanımız ya da antikahramanımız... Bana kalırsa o hepimizden bir parça, bazı huylarımızdan fazlaca bazılarındansa az miktarda var. Anlattığı konularsa tokat gibi yüzümüze çarpan gerçekler.
Yeraltından Notlar'ı, geçen yıl Ankara DT tarafından izlemiştim. Hâlâ adamın ses tonu kulağımda. Aksi, takıntılı, tutarsız. İlk başlarda yani 'yeraltı' kısmında art arda gelen cümleler bomba etkisi yaratıyordu. Birini anlamaya çalışırken bir diğeri geliyordu ki her cümlesi bir aforizma gibi çok çok üzerinde düşünülmesi gereken bir eser. Kitabı ince olmasına rağmen okuduğum her sayfada biraz daha sersemledim bazen de Dostoyevski'nin ileri görüşlülüğüne hayran kaldım. Yani 19. yüzyılda da insanlık problemli olabilirdi fakat bana her geçen yüzyılda kat kat artıyor gibi geliyor.
Yine oyunla birlikte anlatmaya devam edersem, ikinci kısım olan 'notlar' ben 'sulusepkenli bir akşam' da diyorum -ki sulusepken kelimesini daha öncesinde duymamış olduğum için bu kelime bile bende bir hayranlık uyandırmıştı.- İnsanların arasında, olayların asıl başladığı yer olan yeraltından çıkışta, yalnızlığından ne kadar sıyrılmak istese de daha önceleri alışık olmadığı insanlarla nasıl konuşulacağını bilemediğinden ve takıntılarından dolayı sürekli tökezlediğini görüyoruz. Kendi olmayı kabul edemeyen bu adam başka biri olma çabasından kurtulamıyor.
Elbette benim anlattığım kısım devede kulak kalır. Okumadan yeraltının derinliklerine adım atamazsınız.
Buraya da yeraltından notlar oyununun çok ama çok kısa olan tanıtım videosunu iliştiriyorum.youtu.be/zaDToSaFIuE
Eğer bir gün yolunuz düşer, şansınız da yâver gider bilet bulabilirseniz gitmenizi tavsiye ederim. :)
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
Aslında biz ölü doğmuş yaratıklarız; zaten çoktandır canlı olmayan babalardan dünyaya geliyoruz ve bundan da gittikçe daha çok hoşlanıyoruz. Bundan zevk alıyoruz Yakında bir kolayını bulup doğrudan doğruya fikir dölleri olarak dünyaya geleceğiz.
Sayfa 139 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
...hepimiz yaşamla bağını az ya da çok kaybetmiş, kör topal idare eden insanlarız. Hatta yaşamdan öylesine kopuğuz ki, gerçek "canlı hayata" karşı tiksinti duyuyor, bize hatırlatılmasına dahi katlanamıyoruz.
Sayfa 138 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu