– Hep böyle mi gezersin, tek başına?
– Evet.
– Yalnızlığı sever misin? diye sordu bana, çenesini ellerine dayamış. Yalnız gezmeyi seviyorsun, yalnız yemeği ve derslerde, herkesten uzak, yalnız oturmayı, öyle mi?
– Yalnızlığı kimse sevmez, bilirsin. Ne var ki ben, arkadaş edinmek için çaba harcamam. Çünkü ne olursa olsun, hayal kırıklığı gelir arkasından...
Gözlüğünün saplarını ağzına götürerek, neredeyse duyulmayacak kadar hafif bir sesle, yineledi:
– “Yalnızlığı kimse sevmez. Çünkü ne olursa olsun hayal kırıklığı gelir arkasından.’’ Özyaşamöykünü yazarsan bu tümceyi kullanabilirsin.
Kendimi türlü türlü şekillere sokarak hırpalamamın, işkence etmemin sebebini soracak olursanız, size, boş durmaktan canım sıkıldığı için çeşit çeşit marifetleri denedim, diye cevap veririm ki, gerçekten de böyle.
Sayfa 18 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
İnsan medeniyete kavuşmakla eskisinden daha fazla kan dökücü olmamışsa bile en azından daha kötü daha iğrenç bir kan dökücü olduğu kesindir. İnsan eskiden hak uğruna kan döker, bunun için önüne geleni gönül rahatlığıyla temizlerdi; zamanımızdaysa kan dökmeyi iğrenç saydığımız hâlde bu iğrençlikten kendimizi alamıyoruz.
Sayfa 26 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu