Sümeyra Doğan

Ah, Ebu'd-Derdâ! Nasıl da değişmişti ölçüleri! Bir zaman dünyaya dört elle sarılırken şimdi, "Dünyaya sarılanın dünyası yoktur!" diyordu. Günü zararla kapatmaktan yine korkuyordu. Fakat, "Neden bildiklerinle amel etmedin?" sorusundandı korkusu.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Anlamıyorum." dedi Dilek. "Bir çocuğun öleceğini biliyorsunuz ama tedavi yöntemini ve ilaçları diğer ülkelerle paylaşmıyorsunuz. Bu hangi vicdana, merhamete sığar?" "Söz konusu para olunca bütün temel insani değerler rafa kalkıyor." dedi Eslem.
Hüzün, bir misafir gibi gelmişti. Onu nasıl ağırlayacaktık?
Şehrin ve akademinin mühendislik harikası fakat yapay, kusursuz fakat ruhsuz uyumu, bizi düşünmeye değil, hesap kitap yapmaya, bu ise zihni tembelliğe ve kibre götürür. Varlığın perdelenmediği, gölgelenmediği, boğulmadığı, sıkışmadığı bakir tabiat, Heidegger'in düsünce ufkunu her daim açik ve geniş tutar. Tabiatı romantize etmeden onu Varlık’ın bir tezahürü olarak görmek, Varlık sorusunun açık seçik bir şekilde ortaya konmasına yardımcı olur. Kara Ormanda gece ve gündüz, yaz ve kış, güneş ve fırtına, sıcak ve soğuk ve tüm bu döngülerin birbirini takip ederek her an terütaze kalması , Heidegger'in düsüncesinin derinlik ve enginlik kazanmasını sağlar.
Gidecegi yolları seçebilen insanın elinden bir gün bu hakkı alınır ve üzerinde "Tercihli Yol" yazan tabela yerini bir başka tabelaya bırakır: "Mecburi Istikamet." Altından külçelerin mum gibi eriyip aktığı o an, bütün yoksulluğuyla sarsılır yolcu. Şairin, "Yol ikiye ayrılmıştı ormanda ve ben / Daha az katedilmiş olanı seçtim" mısraları har vurup harman savrulan bir mirasın külleri gibi havaya saçılır. Ayakları olduğu halde durmanın, dudakları olduğu halde susmanın basıncıyla kaskatı kesilir insan ve kıpırdayabilmek için mecburi istikameti bildirecek sesi bekler. Binlerce yolun elenip iki yolun kaldığı bu finalden kaçabilmek için bir taş ya da bir bitki olmaya razı olur, yeter ki bu ân yaşamasın .