Raskolnikov ne zamandır yabancısı olduğu bir duygunun bir sel gibi içine boşaldığını ve kendisini hafiflettiğini hissetti. Bu duyguya karşı koymadı; gözlerinden yuvarlanan iki damla yaş kirpiklerine asılıp kaldı.
Şu anla, baltayı ilmiğinden çıkardıktan sonra, kocakarının arkasında dururken, "artık kaybedecek bir saniyesi bile olmadığını" düşündüğü an arasında öyle korkunç bir benzerlik vardı ki...