Ebru Daşdöğen

Ebru Daşdöğen
@Purplecatt
Ne kadar siyah bir kedi olsam da, yüzümde renklerim var. Ebru Daşdöğen
7/10
·580 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2018 04:26
Sylvia Plath, hayatıma gireli 11 sene olmuş. Arkadaşımın sayesinde tanıdım bir nevi, o zaman durmadan yazdığım bir bloğum vardı. Arkadaşım daha önce Sylvia Plath okudun mu, onun gibi yazıyorsun demişti ben ise merak edip araştırmıştım ve tabii ki onure olmuştum.. Yazılarımı benzettiği için. Böyle tanıdım ben bu güzel kadını ve okumaya başladım, araştırdım ve filmini izledim, bütünüyle tam olarak kim olduğunu öğrendim ve sevdim. Sonraları kitaplarını okumaya başladım, daha fazla okumak, daha fazla bilmek istiyordum hayatındaki gerçekleri. "Deli Kızın Aşk Şarkısı" yani biyografisini ele alırsak, biraz fazla kızgınım çünkü hayatı yarım bir şekilde yazılmış bana göre. Çocukluk evresinden, olgunlaşma dönemine kadar yazmış yazarımız ve dilini pek sevemedim. Andrew Wilson yazacağına keşke, Rauda Jamis yazsaydı dedim biyografi'yi, çok daha iyi yazardı eminim. Kızgınlığıma gelirsek eğer Ted Hughes'ın izin vermediğine eminim, nereden biliyorsun diyeceksiniz, biliyorum çünkü Sylvia Plath'ın yaşamına girdikten sonra kendini daha büyük bunalımlara atıyor Plath ve hakkında bir şeyler bilsemde, tam olarak ayrıntıyı bilmiyorum ve bilmek isterdim. Çocukluğuyla başlıyor yazarımız anlatmaya ve o döneminide kısa tutuyor, çocukluğunda gayet sevecen, akıllı ve neşeli bir dönem geçiriyor Plath, ama babasını kaybettikten sonra annesine azılı bir düşman oluyor içten içe, çevresine karşı hep neşeli ve iyi gözüken Plath içinde kendini yiyip bitiriyor. Manik depresifliği ise o zamanlardan başlıyor. Hayatındaki iniş çıkışlara bir türlü ayak uyduramıyor ve haliye kendini derslerine ve en iyi olmak üzere telkin vermeye başlıyor. Mükemmeliyetçi bir yapısı var. Başarısı herkes tarafında takdir ediliyor, çevresinde plath'ı sevmeyen pek az insan var. Yazmaya çocukluğundan başlayan Plath,
Edebiyat
Deli Kızın Aşk Şarkısı - Sylvia PlathAndrew Wilson · Everest Yayınları · 201444 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2018 23:29
Bu incelememe en sevdiğim bir sözle başlamak istiyorum, "Hayat sen ne yaparsan o'dur." Madema de prie, hayatı zenginlikle geçmiş yediği önünde, yemediği arkasında bir kadındır. Velhasıl kelam bu sadece zenginlikten ibaret olmayan dünyasının yanında, aşıkları, her akşam balolar, partiler bitmeyen bir eğlencenin ve hareketliliğin içinde geçen yaşamı. Tabii, bu hareketliliğin, zenginliğin, şöhretin içinde herkes el divan pençe onun hizmetinde, Fransa'ya hükmeden bir kraliçe var karşımızda, tabii bu gümbürtünün ortasında bir an bile yalnızlığın, dibe vurmuşluğun, kendiyle bir arada bir saniye bile kalmamışlığın, varoluşsal engebesiyle karşı karşıya geliyor. Buna sebep ise durmadan etrafa para savurması ve aşıklarıyla olan kaçamaklarıdır. Ama hanımefendimiz görünüşte o kadar gururludur ki, sanarsın insanlar boş yere cepe almış kendisine ve giderken kısa bir zaman sonra yeniden eskisi gibi olacağına inandırır kendini. Giderken kafa dinlemeye gider gibi ayrılır Paris'ten ve insanlarıda kandırdığını zannederek. (Oysa yaşamı boyunca kendini kandırır.) Bu ikilem, Courbepine'ye varmasıyla yalnızlığın o ilk saatleriyle tanışır. Durmadan senaryolar üretir böyle yapsam, şöyle yapsam diye diye etrafandaki insanlardan çok durmadan dönen bir pervanenin kanadına takılır. Madema de prie, yalnızlığı hiç yaşamamış, kendini bir gün bile sorgulamamış, kendiyle baş başa kalmaktan nefret eden, çevresindeki insanlar olmadan yaşamayan, insanlara tepeden bakan cahil ve yozlaşmış bir kadındır. Hayatta kalması için bir oyuncağa ihtiyaç duyar, yada ona aşık olabilecek bir erkeğe kim olursa olsun bu tek amacıdır. Bir insan ilk başta kendini sevmelidir, sonra bu hayata gelme amacının ne olduğunu sorgulamalı ve gerçek bir amaç belirlemelidir kendine. Ayakları üstünde durmak için zengin bir kocaya
Edebiyat
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2018 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2018 20:56
Biz onu, Charles bukowski olarak tanıdık ama asıl adı, Heinrich Karl Bukowski olan yazar. Yazılarını genellikle internetten takip edip okuyordum ve ilk okuduğum kitabı ise, "Kadınlar" oldu. Beni hiç yanıltmadı ve fikirlerim değişmedi Bukowski için. Okurken kendime oldukça yakın gördüm, kendine her şekilde yetebilen biri gibi. Yalnızlığın paylaşılmaz olduğunu, üstüne basa basa, bazen hırçınlaşarak, bazen ise öfke kusarak cümlelerin altını öyle bir çizdi ki, onunla birlikte bende şahlandım. Ama tabii ki, kendiyle durmadan çelişen bir adam gördüm karşımda, insanlara bir türlü hayır demesini beceremeyen ama damarına bastıklarında, umrunda olmadan basıp giden argo konuşmayı sıradan bir konuşma haline getiren ve benimseten güzel bir adam gördüm.. Kendi içinde büyük korkuları olan ve bunu farklı bir dilde dile getiren bu adam cinselliğe, yemeğini yemek isteyen bir kaplan kadar sabırsız ve aç bakıyor.. Kendini kontrol altına almak isteyen, savaşmaya çalışan ama her seferinde hayal kırıklığıyla sonuçlanan ve bir yerden sonra patlak vermesiyle dibe batmaya başlayan "Bukowski".. Bence bu kitabı okumalısınız, çok fazla cinsellik barındırıyor evet ama bu kitabı okurken salt cinsellik olarak bakmanız yanlış olur. Bu adamın hayatında büyük tranvaları olmuş besbelli ortada bu durum. Kendini bu şekilde ifade etmeside, kendine özgüdür en azından başkaları gibi olmayı reddetmiş.
Edebiyat
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20214,244 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2017 92. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2017 18:35
Kitabı okurken resmen işkence çektim. Kitap yazmak için yazılmaz, ama maalesef ki insanların çoğunda bu durum mevcut. Popüler olma istediği sanırım insanoğlunun en büyük acizliği. Birinci kitabın popüler olmasındaki en büyük etken, günlük şeklinde yazdığı orantısız cinsel söylemleri. O hayatı yaşayıp yazdığınıda pek sanmıyorum. İnsan hayattaki her şeyi deneyimlemek isteyebilir ve bunda da özgürdür. Sinirimi bozan şey kendini bütün insanlardan üstün gören, her şeyin farkındaymış gibi görünen ama ilk kitabında da erkeklerin bütün aşağılamalarına pasif kalan bir kadın. Çelişki içinde çelişki.
Edebiyat
Yusufçuk Gece GelirMelissa P. · Okuyan Us · 2005681 okunma
Puan vermedi·302 syf.··
Beğendi
·
2017 103. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2017 01:46
Spoiler içerir. Christiane F.'in Korkunç Anıları kitabın adına yaraşır olmuş. Christiane, eroinle tanışmasının nedenlerini size bir bir sayayım. Birincisi ailesinin baş gösteren umursamazlığı ve babasının pişmanlıkları içindeki bütün şiddeti çocuklarına savurması. Annesinin bir şey yapamayacak kadar aciz ve pasif bir kadın olması. Christiane başka bir insana "dönüştüğünü" göremeyecek kadar kör olmaları, sonraki pişmanlıklarını gözler önüne seriyor, ama tabii ki iş işten geçmiş oluyor.. Sırf ailesinin vicdanlarını rahatlatmak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya hazır olduklarını görüyoruz, ama maalesef ki ailesini bencil ve kendi egolarıyla savaşmaktan önünü göremeyen yozlaşmış insanlar olarak görmekteyim. Christiane ise güçlü görünen bir kız gibi görünüyor ama, maalesef ki değil çünkü o daha bir çocuk.. Çocukluğunu yaşamayıp, yetişkinler evresine geçen 12 yaşında bir kız çocuğu.. Ailesindeki trajedi yüzünden, kendini eroinin batağına saplayan ve hiç bir şeyin farkında olmayan bir çocuk. Ortamdaki çocukları çok havalı ve kıyak olduğunu sandığı için, kendini onlara kabullendirmek için hayatını mahveden ve sonu gelmez bir çıkmazın içine girer. Artık o hayatın en kötü yerinde ve en dibine saplanmıştır. Çocuk olmaktan çıkmış, 15 yaşına gelmiş bütün her şeyi lağım kokan sokaklarından öğrenmiş, her seferinde kendini kandırmaktan usanmamış ve küçük yaşına rağmen hayatın acımasızlığına her şekliyle her bir zerresini tatmak durumunda kalmıştır. Bu arada lütfen bu kitabı okurken, ciddiyetle okuyun zevk almak veyahut "Eroini" merak ederek okumayın. Size aşılacağı duygu çevrenizdeki insanları ve çocuklarıızı uzak tutmak için biraz bilgi.. Çocuk doğurmak için doğurmayın, onlara gerçek bir ebeveyn olacağınıza inanıyorsunuz, dünyaya getirin.
Edebiyat
EroinChristiane F. · Altın Kitaplar · 20161,856 okunma