Şeyma

Şeyma
@Purpleink
Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır..
Asya şaşaası sözünden daha anlamsız bir şey bilmiyorum. Bu deyim Haçlı Seferleri sırasında çıkmış olmalı. Kalelerinin çıplak duvarlarını, meşe odunundan sandalyelerini bırakarak sefere katılan ve doğunun kırmızı divanlarını, renk renk halılarını, kabzaları renkli taşla süslü hançerlerini görünce gözleri kamaşan yoksul şövalyelerin işidir bu. Bugün Asya yoksulluğundan, Asya ilkelliğinden söz edilebilir ancak. Şaşaa, hiç kuşkusuz, Avrupa'nın sahip olduğu bir şeydir artık. pskov ilinin ilk taşra kasabasındaki küçük bir bakkal dükkanında bulabileceğiniz herhangi bir şeyi, Erzurum'da dünyanın parasını dökseniz satın alamazsınız.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Erzurum Asya Türkiye'sinin en önemli kenti sayılıyor. Nüfusunun 100.000'i bulduğu söyleniyorsa da sanırım abartılmış bir rakam bu. Evler taştan yapılmış,damlar çimle kaplı. Yüksekten bakınca kente tuhaf bir görünüş veriyor bu. Avrupa ile Doğu arasındaki başlıca kara ticaret yolu Erzurum'dan geçiyor fakat kentte çok az mal satılıyor. Malları burada ortaya dökmüyorlar. Tournefort'un yazdığı gibi Erzurum'da bir hasta bir kaşık ravent bulamadığı için ölebilir. Oysa kentte çuval çuval ravent vardır.
Sayfa 71·Kitabı okudu

Şeyma

, bir kitap okudu
7/10
·94 syf.·
2020 12. kitabı
Aleksandr Puşkin
7.4/10 · 1.829 okunma
O zaman insanın isteyerek ölmesi, kendisi hakkında vermek istediği fikre kendini feda etmesi neye yarar? Siz ölünce onlar bundan yararlanıp davranışımıza ahmakça ya da bayağı nedenler bulmaya çalışacaklardır. Şehitler, aziz dostum, unutulmak, alaya alınmak ya da kullanılmak arasında bir seçim yapmak zorundadırlar. Anlaşılmaya gelince, asla..
İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere, içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına ancak siz öldüğünüzde inanırlar. Hayatta olduğunuz sürece durumunuz kuşkuludur, ancak onların kuşkuculuğunu hak edersiniz. Bu durumda manzaranın tadına varabileceğimize ilişkin tek bir inanç bulunsaydı, inanmak istemedikleri şeyi kanıtlayıp onları şaşırtmak zahmetine değerdi.Ama kendinizi öldürüyorsunuz, o zaman size inanıp inanmamalarının ne önemi var: siz orada değilsiniz ki, zaten uçup gidiveren şaşkınlıklarını ve pişmanlıklarını yakalayabilesiniz, her insanın hayal ettiği gibi, kendi cenaze töreninde hazır bulunsanız neyse. Kuşkulu olmaktan çıkmak için, düpedüz var olmaktan çıkmak gerekir.
Sayfa 55·Kitabı okudu