Parıldamayı öğretiyor bütün meşalelere
Bir Habeş'in kulağındaki pırlanta gibi
Asılmış gecenin yanağına sanki;
El sürülmeyecek kadar güzel,
Dünyaya fazla gelen değerli bir taş bu,
Akranlarından çok değişik ve başka,
Ak bir güvercin kargalar arasında.
Durduğu yeri kaçırmayayım dans bitince,
Şu kaba elim kutsansın onunkine değince.
Gönlüm hiç sevdi mi bugüne dek?
Sevdiyse, yalanlayın gözlerim. Görmedim çünkü
Bu geceye dek gerçek güzelliği.
Işte o zaman Earnshaw'un, efendinin onurunu kendi onuru saydığını anladı. Ona akıl ve mantıkla koparılamayacak kadar güçlü bağlarla, alışkanlığın örsünde dövülmüş demir zincirlerle bağlı olduğunu, bunları gevşetmeye kalkmanın acımasızlık olacağını anladı.