Ve kâfirlerce esir alınan genç Sahabî'ye, cellâdın kılıcı yanında bir teklif:
- Seni bıraksak da O'nu yakalayıp başını kessek, sen de gün ışığından, çoluk çocuğundan, hayatından olmasan!.. Ne dersin?..
İlâhî nişat ile dolu Sahabî'deki tebessüm bütün fezayı kaplayıcıdır:
- Değil O'nun başının kesilmesi, ayağına bir diken batmasındansa ben gün ışığından, çoluk çocuğumdan, hayatımdan olmayı tercih ederim.