Ak, bir adamın saçına vurur, bir adamın yüreğine. Saçına vurduysa dünya derdidir, gelir geçer; yenisi gelir, o da geçer. Ama yüreğe vurursa bu ak, ağartmışsa içinde sakladığı ve kimsenin bilmediği o toprak yolları geçmez. Adam gözlerini kapatır, birkaç çocuk belirir göz kapaklarında. Adam gözlerini açar, birkaç damla düşer uçurumdan aşağıya. Yaş sanarlar, derttir adamın içine akan.
Güneşimdin,
sen gitdn ya, artık karanlıkta kalacağım ...
Günahlar sana uzak olsun,
bedeli sensizlik de olsa öyle olsun.
Kıyamam.
Başımız yerde, ellerimiz arşa,
dualarım yürekten geçip dile geliyor.
Göz bakmak için değil, bakıp görmek, görüp anlamak, anlayıp şuur süzgecinden geçirip değerlendirmek içindir. Hep derler ya bakmakla görmek arasında çok fark vardır. Bakıyoruz lakin göremiyoruz. Gözün gördüğünden öce, gönül gözü görmelidir ki aydınlasın karanlıkta kalan ne varsa. Ancak Hak için bakan göz gören gözdür.
Bu dünyada ölmeden önce ölmeyi becerebilen herkes Allah'a yakındır. Ama ölmeyip de her geçen gün paraya, mala, insanlara sarılanların hepsi de Allah' a uzak ...
Yakın olanlardan olmamız duasıyla ...