M.

Dünya düz olsaydı kaçtığımız şeyler tekrar tekrar önümüze çıkmazdı..
Yalan, insana kendini iyi hissettiren bir sakinleştirici mi?
Yalanla yaşamak bir yandan sakinleşmemizi sağlarken aynı za-manda kısa yoldan ve toplu olarak sorunun bütünlüğünden uzak-laşmamıza neden oluyor. Bu durum uzun vadede kişinin beynini ve kişiliğini durağanlaştırıyor, donuklaştırıyor. Çocukluk,gençlik sahte zıtlıklar üzerinden şekilleniyor. Hepimiz dünyayı siyah-beyaz gör-meyi başarıyoruz. Kişi yalan söylemeyi bıraktığında bir anlamda ak-lını kontrol altına alıyor ve gerçeğe yol açılıyor.
Sayfa 41
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Özleyen erkek neden aramaz..
Bazen bir erkek, bir kadını gerçekten özler.. ama yine de aramaz. Dişarıdan bakıldığında bu çelişkili görünür. Çünkü çoğu insan için özlemek, temas kurma isteği demektir. Oysa erkek psikolojisinde bu durum böyle işlemeyebilir. Bir erkek özlediğinde hemen harekete geçmek zorunda hissetmez; önce bekler. Ne hissettiğini anlamaya çalışır. Aramak onun için sadece bir telefon açmak değildir; geçmişi yeniden açmak, bastırdığı duyqularla tekrar yüzleşmek demektir Reddedilme ihtimali, yanlış bir zamanda kapıyı çalma korkusu ya da yeniden incinme düşüncesi onu beklemeye iter. Gurur ise çoğu zaman sanıldığı gibi bir üstünlük meselesi değildir. Daha çok kırılmış bir yerin üstüne çekilen sessiz bir savunmadır. Erkek, bazen güçlü görünmek için değil, dağılmamak için sessiz kalır. Belirsizlik burada en ağır duygudur. Karşısındaki kişinin hala onu isteyip istemediğini bilmemek.. Aradığında sicaklık mı yoksa mesafe mi bulacağını kestirememek.. Aynı döngünün tekrar yaşanıp yaşanmayacağı düşüncesi.. Bu yüzden birçok erkek özlemini içinde taşımayı, net olmayan bir kapıyı çalmaktan daha güvenli bulur. Çünkü aramak, sadece "Seni özledim." demekten ibaret değildir. Yeniden umutlanmak demektir. Beklentiye girmek demektir. Ve eğer karşılık bulamazsa ikinci kez kaybetmeyi göze almak demektir. Çünkü bazen bir erkek için aramak, duyguyu hafifletmez; tam tersine yeniden büyütür Kurduğu dengeyi bozmak, alışmaya başladığı yokluğun içine tekrar düşmek anlamına gelir. Bu yüzden bazı erkekler özledikleri kadına ulaşmak yerine, o özlemi zamanla sönmesini umdukları bir duygu gibi taşımayı seçer. Dışarıdan bakıldığında bu mesafe ilgisizlik gibi görünür. Ama bazen sessizlik, unutmanın değil; geri dönülürse her şeyin yeniden başlayabileceğini bilmenin ağırlığıdır.
İlişkiler
İnsan ve Doğa
Allah ahengin kesilmemesi için, doğa vasıtasıyla, doğan her gün yeni armağanlar bahşediyor. Bu armağanlar fark edildiğinde doğaya ve insanın özüne saygı kendili ğinden ortaya çıkıyor. İnsanlık tarihi uzun erimde bir anlamda doğa-ya saygı tarihi. Fakat son birkaç yüz yıldır Batı uygarlığının doğanın bileğini bükme ve daha büyük olma konusunda aptalca bir hevesi var. Günümüz bilim yönteminin mucidi olan Bacon, temel eserinin ilk cümlesinde insanı doğanın egemeni olarak görür ve onu doğru yorumlayabilmek için onun yasalarını bilmek gerektiğini söyler
Sayfa 31
Edebiyat
Sizce??
Bugün hayatta olan, buna tanıklık eden insanlığın bir çözüm bulma olasılığı var mi? İnsanla doğanın barışı sağla-nabilir mi?
Sayfa 31
Edebiyat
Sorunları yaratanlar çözüm makamin-da oldukça durum daha da çözümsüz hâle geliyor.
Sayfa 31
Edebiyat