Dün sabaha karşı kendimle konuştum Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.
-Özdemir Asaf
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Doğal olan doğuştan getirdiklerimiz; normal olan ise normlara uyarak geliştirdiklerimiz. İnsan bir kere normali doğal zannetme alışkanlığını tattı mi, işte o zaman sermaye ve toplum onu ensesinden yakalamış demektir. Böylesi bir durumda kültürel olarak inşa edilen binlerce kavram adeta doğalmış gibi algı-lanmaya başlanır. Yaşama tutunmak için gereksinim duyduğumuz koşullanmalar, kültür kodları, otorite ve hiyerarşinin tahakkümü beynimizi ve daha vahimi bilincimizi perdelemeye çalışır. Nitekim başarılı oldu da. En azından beynimiz inandırıldıklarımızla perde-lendi.
Beynimizin doğası, "Beni dereden akan su gibi akışa birak,"
dediği halde biz, "Hayır, şartlanmaya ve önceden belirlenmiş se-çimlere bağlı bir hayat daha güvenli," diyebiliyoruz. Bu suretle bey-nimizin yeni bağlantılar kurma firsatını kaçırıyoruz. Yeni bağlantılar kurulmayınca beyin gelişimi duruyor hatta geriliyor.