Peki ya beşik sallayarak, bebeğin altını değiştirerek felsefe yapmak mümkünse? Hatta tam da bebeğin altı değiştirildiği için felsefe yapılıyorsa? Böylesine hususi ve böylesine kokulu bir iş nasıl olur da hakikate, güzelliğe ve iyiliğe dair derin bir düşünce uyandırabilir? Ahlaki vicdan ve estetik yargı evde doğduğu için diye cevap veriyor buna Janet McCracken.
Evli filozof düşüncesi nasıl bir kahkahaya yol açıyorsa başkalarına yardım etme işinin olduğu yerde hakikat arayışı da öyle bir kahkahaya yol açar, der Nietzsche. Zira birine ilgi ve özen göstermek rahatsızlık, gürültü, kir, mecburiyetler, endişelerle uğraşılmasını gerektirir ve filozofun özgürlüğüne ket vurur. Evli filozof komediye aittir, diye yazar Nietzsche, Sokrates’in durumunda olduğu gibi istisna kaideyi doğrular.
Nasıl ki saksıda tohumlar ve fideler varsa zihninizde de erdem ve bilgi tohumları vardır, der Dante dostlarına. Burada zihin –özellikle de genç zihin– gerek zihinsel gerekse de ahlaki tohumların filizleneceği bir fidanlık, saksı ya da küçük bir tarh olarak hayal edilmiştir. O halde biz de zihinsel çiçeklenmenin bereketli olmasını dileyelim.