Rabbim!
Güçlülerin yüzüne gerçeği söylemek için ve zayıfların alkışını ve sevgisini kazanmak için ve yalan söylememek için bana yardım et.
Eğer bana para verirsen mutluluğumu alma ve eğer bana güçler verirsen muhakeme yeteneğimi çıkarma.
Eğer başarı verirsen alçak gönüllüğü çıkarma.
Eğer bana alçakgönüllüğü verirsen saygınlığımı çıkarma.
Görünenin diğer yüzünü tanımama yardım et.
Benim düşüncelerime katılmıyor diye bana karşı olanları hainlikle suçlayarak, onların karşısında suçlu duruma düşmeme izin verme.
Kendimi sever gibi diğerlerini de sevmeyi ve diğerlerini yargılıyormuş gibi kendimi de yargılamayı öğret bana.
Başarılı olduğum zaman sarhoşluğuma izin verme. Nerde başarısız olursam olayım, umutsuzluğa düşmeme izin verme.
Daha ziyade, başarısızlığın başarının öncesindeki bir deneme olduğunu hatırlamamı sağla.
Hoşgörünün, güçlerin en büyüğü olduğunu ve intikam arzusunun zayıflığın ilk görünüşü olduğunu öğret bana.
Eğer paradan yoksun bırakırsan, bana umudu bırak. Ve eğer beni başarıdan yoksun bırakırsan, başarısızlığı yenebilmek için irade gücünü bırak bana.
Eğer beni sağlık bağışından yoksun bırakırsan, inancın lütfunu bana bırak.
Eğer insanlara zarar verirsem, özür dileme gücünü ver bana.
Ve eğer insanlar bana zarar verirse, affetme ve merhamet gücünü ver bana.
Rabbim! Eğer ben seni unutursam, Sen beni unutma.
Yalnız yaşarmış insan kendinde
Berrak bir ayna belirir önünde
Bir çiçektir, açar zamanla,
Hayat veren tebessümlere muhtac benliğinde.
Huzurla dolan mutluluklar yaşanmak için bekleyince
Yolcusunun hayat veren gölgesi belirince
Ne kadar da mutlu mutluluk,
Hayat, hayat dolu besm i çehren nisbetince.
Yarasalar uçuşur bizde geceleri ,
Dehlize divane, zulmette nur bulan gözleri,
Bir azı(k)cık nazarı mesrüruma bedel,
Dile getrsınler besm i zulmetınden cekılenleri.
Yine eser ağır bir şekilde tatlı bir yel
Ey! nazenin gel besmin ile olursuzluklarımı del.
Neden i bilinmez bilenir hüznüm yine tazeliğinde
Yine çaglar hislerim çagladıkca onulmaz bir sel.
Düstursuz duygulardı hissettiklerim
Gönlümün coşkusuydu tatlı nazeninlerin,
Firak eman vermedi bize amansızca,
Gıptamızdı süruru, çiçeği burnunda yarenlerin.
Evet belki de haklıydın hanımefendi,
Hâli kalbim senın varlıgınla elendi
Haklıydın, biz olmama üzerine kurulu bu olay örgüsü...
Biz olmadık da, benim yürek burkan hüznüm nedendi!!..
Gölgen vardı;
Ay ışığı kadar masum,
Bir nefes kadar sessiz
Bir taş kadar hissiz,
Çatık kaşli bulutlar gelırdı,
Sığınağına git ona sığın! Dermişçesine belli belirsiz.
Hüznümü bileyen anılar!
Lutfen bana onu hatırlatmayın
Siğnemde inleyen acılar!
Köhnemiş hislerimi yıpratmayın.
Renksiz duygular yaşardım,
Bazen umut aşılardın bana,
Hayat kokardı taze yaprakların
Yeşilinin azmine şaşardım.
Günler şahitti ikimize ,
Kederler buluştururdu bizi
Her acıda sahip çıkardık birbrimze.
Hatırlarmısın uzaktan gelen bir nidayı,
Guzellık kokardı ve mutluluk paylaşılacaktı,
Cilveli yaprakların ahenksız bır türkü ye karişacaktı.
Evet yeşil cennetim sana da saklanmişti bir sevinç payı.
Ve ruzgar da vardı işin içinde evet!
Usulca girer arana sallar dallarını ahenksizce,
Birbirinize sarılırdınız ne guzel birliktelik minnetszce.
O gun Gözüm fukara gönlüm edrdi bir servet.
Belki de birazdan beyaz kefye görünecek,
Kınalı kuzum figanı kulak aşinası,
Belkide suladığı gözlerinde yeşiller bitecek.
Ey! yeşil cennetim, artık yuvamdr bademlerımın arası.
İnanilmaz mutluluktur bademim, seninle keder ve elem,