Ahmed Arif'in Leylasına yazdığı mektupları defalarca okusamda doyamadığım "Leylim Leylim". Bence istisnasız her okurun okuması gereken bir kitap.
Ne kadar güzel sevmiş. Her şeye rağmen sevdasından aşkından vazgeçmemiş. Leyla Erbil; saf, tertemiz, masum duygularla sevilmiş çok şanslı bir kadın. İtirafım olsun bu kitap benim kıskançlığım, ben hiçbir zaman böyle bir sevgiye sahip olamam herhalde.
Bir insanın gelmeyeceğini bilerek beklemek, sevilmediğini bilerek sevmek... Ben bu kitabı her okuyuşumda birçok yerde ağlarım öyle içime işlerki gözümden akmadan yüreğimden atamam. İçime bir hüzün bırakır. O Leylasının hasterine sarılmış, yokluğunu bile sevmiş.
Ahmed Arif'in Leyla Erbil'e duyduğu imkansız aşkı ve dönemin siyasi ve toplumsal olaylarına dair düşünceleri birlikte yansıtılmış. Biraz kaba ama o kadar doğal içten bi üslûpla kaleme alınmışki kalbi taşlaşmış insanlara bile aşkı anlatabilir. Aşkı platonikti ama ben ondan öğrendim aşkı.
Çok uzattım galiba:(
Alıntı
"Bilir misin, 'canım' dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep."
"Mezara kadar götüreceğim tek sevdasın. Bunu unutmamanı istiyorum." (bu cümle üzerine ne söylenebilir ki?)
"Kalem tutan ellerine kurban olurum. Yaz Ahmet kuluna iki satırcık."
"Kimselere mecbur olmadım, olmam da. Yiğitliğim ve rivayet olunan erkekliğim, bundandır… Ama senin mecburun olmak, beni hiç mi hiç küçültmüyor. Aksine yüceltiyorsun, İNSAN ediyorsun, yaşatıyorsun…"
" Ben bütün bu -belki de mânasız- iç sıkıntılarından senin var olduğunu hatırlayarak sıyrılıyorum."
"Üzme, zorlama kendini. Beni hiç sevmedin."
Kahraman Tazeoğlu'nu ilk okuyuşum. Bir arkaşımın tavsiyesi üzerine almıştım.
Duygusal bir dönemimde okuduğum duygusal bir kitap.
Yazılan hikaye sade ve samimi bir dilde kaleme alınmış.
Özellikle duygusal kitapları sevenlerin okumasını tavsiye edebileceğim bir kitap.
Bazen insan sevgiyi yanlış insanda, teselliyi yanlış kollarda arar Bukre gibi...
Bukre aldatılan bir kız; Bukre aşık olur. Sevdiği adam şöhret olur ve Bukre aldatılır ardından Bukre çok samimi arkadaşı Selim ile evlenir. Bazen yarayı açan en kıymetlimiz olur fakat yarayı saran bir başkası...
Klasik okurlarına pek hitap edeceğini düşünmüyorum, daha çok duygusal okurlara uygun. Romandan çok şiir gibi olay örgüsü basitti emeğine sağlık. Kahraman Tazeoğlu
"Çünkü bazı gözyaşları , insanların içindeki yangını söndüremez ."
"Burnunun dibinde bile dursa, gönlünde olmayanı baksan da göremezsin."
"Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim. Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile. Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin. Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar