Hayatı, gideceğini başından beri bildiğim ama için için beni bırakmayacağını ummayı seçtiğim bir serserinin rüzgârına kapılır gibi yaşadığımı ancak o zaman kavrayabildim. Onu sandığımdan fazla önemsediğimi de.
Ve uyandığı vakitten yattığı vakte kadar yaptığı işlere baktığında o aşağılık maddiyat peşinde amacına ulaşmak için çırpınmaktan başka bir şey görmemekten daha büyük bir bitkinlik, daha beter bir bedbahtlık var mıdır?